Einstain’ın söyle bir denklemi var: Ego= 1/ bilgi… Bu şu demek, bilgi arttıkça ego azalır ve bir konu hakkında bilgimiz azsa egomuz fazladır. O kadar bilgisiz bir toplumuz ki egolarımız tavan yapmış durumda. Cahilliğimiz belli olmasın diye daha pahalı giyiniyor, daha çok para harcıyor gereksiz güç gösterileri yapıyoruz. Kendimizde aslında bize ait olmayan haklar bulmaya başladık. Kimin kimi seveceği, kimin yaşayıp kimin öleceği, erkeğin görevleri kadının yapması gerekenler vs… bu listeyi daha uzatabiliriz. Peki biz kimiz? Ne oldu nasıl oldu da böyle bir hak buluyoruz kendimizde? Ülke olarak yaşadığımız onca problem, ölüm, yoksulluk, haksızlıklar ve acı varken neden tüm hıncımızı ve öfkemizi elele tutuşan erkeklerden çıkarır olduk? Neden tahammülümüz yok sevgiiye? Ne zaman bu kadar hastalıklı bir bakış açısına sahip olduk? Neden eşekle ilişkiye giren adama laf söylemiyoruz da iki erkek birbirini severse bu problem oluyor?
Öncelikle eşcinsellik hakkında en ufak bir fikrimiz yok bunu kabul edelim. Gay ya da Lezbiyen kelimesi beynimizde sadece pornografik görüntüler canlandırıyor. Unutuyoruz insan olduklarını. Ayıplıyoruz nedensiz. Oysa o pornoları izleyen biz değil miyiz? Eşcinselleri sürekli sevişen, fit vücutlu, evlerinde sürekli sexi iç çamaşırlarıyla gezen sado mazo insanlar sanıyoruz sanırım. Unutuyoruz onların birbirlerini sevdiklerini. Her ilişkide olduğu gibi tartıştıklarını, güldüklerini, hastalandıklarını, bazı geceler başları ağrıdığını, sürekli sexi olmadıklarını sadece insan olduklarını unutuyoruz. Bütün bunları atlıyor ve tek bir soruya odaklanıyoruz… Şimdi yatakta hanginiz erkek?
Günlük hayatta yaşadığımız onca dert arasında mesela komşumuzun yatakta en çok sevdiğimiz pozisyonu sorması gibi bir şey bu. Hem sanane hem bu kadar sıkıntı içinde bu mu kaldı merak edilecek? Anlaşılan o ki aşağılamak birini kendimizi daha üstün daha önemli hissettiriyor.
Gerçi ülkece genel olarak sevgiye tahammülümüz yok. heteroseksüel homoseksüel farketmeden sevdiğimiz için öldürülüyor aşağılanıyoruz. Ya da geçtiğimiz aylarda tanık olduğumuz gibi çalışma hakkımız elimizden alınıyor, aşağılanıyor ve kendimizi öldürmeye mahkum ediliyoruz. Ülkemde çocuklara, hayvanlara, damacanaya hatta cansız vitrin mankenine tecavüz edenler var. Bunlarda sorun bulmuyoruz. Peki aynı adam erkek vitrin mankenine tecavüz etseydi? Burada sorun mankenin cinsiyeti değil tecavüzcünün sapık zihniyeti. Bu konuyu kesinlikle anlamıyoruz.
Artık beyinlerimizi insanların yatak odalarından uzaklaştırmalıyız… Kimin kimi seveceğine karışmak haddimiz değil.
iki erkeğin ya da iki kadının birbirini seviyor oluşu damacanaya tecavüz eden zihniyet kadar tehlikeli değil. 17 günlük bebeğe çok neşeliydi tahrik etti diye tecavüz eden akrabaları kadar tehlikeli değil. Tavuğa tecavüz etmeye kalkan adamın tavuk gagaladı diye tavuğu suçlaması kadar tehlikeli değil. Sevgiyi rahat bırakın artık! Sapkınlıklarla uğraşın! Kendinize gelin!