Cinsel rol bakımından sınıflama:

Heteroseksüel dişi:
Biyolojik cinsiyeti dişi, cinsel kimlik dişi, erkeklere cinsel çekim duyuyor.
Biseksüel dişi:
Biyolojik cinsiyeti dişi, cinsel kimliği dişi, hem erkeklere hem de dişilere cinsel çekim duyuyor.
Eşcinsel dişi (lezbiyen):
Biyolojik cinsiyeti dişi, cinsel kimliği dişi, dişilere cinsel çekim duyuyor.
Eşcinsel erkek (gey):
Biyolojik cinsiyeti erkek, cinsel kimliği erkek, erkeklere cinsel çekim duyuyor.
Biseksüel erkek:
Biyolojik cinsiyeti erkek, cinsel kimliği erkek, hem erkeklere hem de dişilere cinsel çekim duyuyor.
Heteroseksüel erkek:
Biyolojik cinsiyet erkek, cinsel kimlik erkek ve dişilere cinsel çekim duyuyor.
Travesti ve Transvestit:
Biyolojik cinsiyet erkek, cinsel kimlik erkek, erkeklere ya da dişilere ya da her ikisine de cinsel çekim duyuyor. Temelde erkek, ancak kadın giysileri ile kendini daha çekici hissediyor.

Genetik farklılaşmalar:

Genetik bakımdan farklılaşmalara rastlama sıklığı %2 civarındadır.

Turner sendromu:
Karyotip 45x dir. Dış görünüş ve cinsel kimlik olarak kadın olmakla beraber iç erbezleri vardır. Doğurgan değildir.
Klinefelter sendromu:
Karyotip 47xxy dir. Erkek doğumlarında 1000 de 1 sıklıkla görülür. Erbezleri gereğinden az hormon ürettiğinden ikincil cinsel karakterler tam olarak oluşmaz. Sperm üretilmediğinden doğurgan değillerdir. Genellikle eşcinseller ve bazan transseksüeller bu gruptan çıkar.
Androjen duyarsızlığı sendromu:
Bu kişilerin hücreleri erkek cinsiyet hormonlarına cevap vermez. Karyotip 46xy dir. Ancak dış cinsel organları kadın biçimindedir. Rahim ve yumurtalıkları yoktur. Erbezleri vardır. Ergenlikte geçte olsa göğüs büyümesi görülür. Doğurgan değildirler. 20 000 kişiden birinde görülür. Genetik bir sendromdur. x geni ile taşındığından, aynı anneden doğan normal kız ve erkek çocuklarla %50 şansla sonraki nesillere taşınır.
Kısmi androjen duyarsızlığı sendromu:
Cinsel organlar ya irileşmiş klitoris ya da küçük bir penis olarak ortaya çıkar. Bebeklikte uygulanacak düzeltici bir ameliyatla organlara dişi ya da erkek organ görünümü verilebilmektedir.
Progestin etkisiyle erkekleşme:
50 li 60 lı yıllarda düşük tedavisinde kullanılan Progestin’in xx karyotipli bebekleri androjen etkisiyle erkekleştirmesi durumudur. Bu bebekler dişi kromozom yapısına sahip oldukları halde dış cinsel organlarından dolayı erkek kimliği ile yetiştirilmişlerdir. Yetişkin olduklarında ise kimlik problemleri ile karşılaşmaktadırlar. Genellikle transseksüel olan bu kişilerin cinsiyet seçimleri bir cinsel tercih değil, doğumlarındaki hatalı oluşumun meydana getirdii bir zorlamadır.
geocities.com/Wellesley/3116/brain.html
Not: Geocities 2009’da kapandı