Son haberler
  • Hiçbir mesaj bulunamadı
Something went wrong with the connection!

Arşiv

Türkiye’de eşcinsellik

Eşcinsellik dünyanın farklı yerlerinde benzer yaygınlıkta görülürken, kimi toplumlarda bu kavram tümüyle yok sayılır. Bazı toplumlar diğerlerine göre daha kabul edicidir. Batılı gelişmiş ülkelerde oldukça iyi örgütlendikleri görülen eşcinseller bu sayede kendi haklarını koruyabilmekte, karşılaştıkları sorunlarla (izolasyon, iş bulma güçlüğü, eşcinsellere özel eğlence yerleri) daha kolay başa çıkabilmektedirler. Terapistler de bu tür organizasyonları hem eşcinsellerin hem de ailelerinin sorunlarının çözümünde destek amaçlı kullanmaktadırlar (Davies). Ayrıca bu ülkelerdeki eşcinseller kendilerine özgür

İnsanı, İnsan Olduğu İçin Sevmek

Bu kadar zor olmasa gerek kadını, erkeği, travestisi, lezbiyeniyle bütün cinsel eğilimlere, sağcısıyla, solcusuyla bütün görüşlere, işçisiyle, memuruyla, motor ustasıyla, elektrikcisiyle, tesisatcısıyla bütün mesleklere saygı duysak sevmesekde saygı duymayı becerebilsek yada hiç değilse tahammül edebilsek daha hoş görülü olabilsek toplumsal huzuruda daha rahat yakalarız diye düşünüyorum. Aslında kimsenin kimseye kendini anlatmak gibi bir zorunluluğu olmamalıdır. Ama ne yazıkki toplumumuz yeterince hoş görülü olamadığından grupların özelliklede azınlıktaki grupların kendilerini anlatma ve

Dr. Erdal Atabek’e Göre Eşcinsellik

Dr. Erdal Atabek, ülkemiz erkeklerinin yerleşik değerler penceresinden yola çıkarak “Belden aşağımız organlarımızın gettosu olmuştur, anüs ise organların paryasıdır” derken, toplumumuzda eşcinsel değerlendirmelere, tabulara yalın bir dil ve çarpıcı ifadeler kullanarak bizim insanlarımızı anlatıyor. “Türkiye’de genç bir erkeğin en büyük korkusu “ibne sanılmak”tır dersek yanılmış olmayız. Burada anahtar-sözcük “ibne” sözcüğüdür. Bu sözcüğün cinsel sapmayı belirtmekten çok daha fazla işlevi vardır. “İbnelik”, “ibnelik etmek” belki de cinsel yönü ile düşünülmeden “kalleşlik

Medya ve Eşcinsellik

Medya… Halkın gözü, kulağı bir yerde de halkın sesi oluyor. Olan bitenden, toplumumuzun çeşitli kesimlerinden, bazen herkesi bazen de hiçkimseyi ilgilendirmeyen konulardan haberdar oluyoruz sayesinde. Peki ya hiç medyayı bizim açımızdan düşündünüz mü? Hiç, medyanın bize; hayatımıza, yaşantımıza, hak ve özgürlüklerimize, amaçlarımıza, isteklerimize değindiğini gördünüz mü? Elbette! Ama ne şekilde? Medyadaki rolümüz, sadece ve sadece tüm toplumumuzun büyük çoğunluğunu oluşturan heteroseksistleri ve homofobiye sıkı sıkıya bağlanmış insanları eğlendirebilmek, çoğu zaman

Türkiye’de ilk kez lezbiyenler üzerine yapılan araştırma

Kadın eşcinseller üzerine yapılan ilk araştırma, evliliğin, kadınlardaki lezbiyen duyguları öldürmediğini gösterdi. Bu araştırmaya göre lezbiyenlerin yarısı evli. İSTANBUL – Türkiye’de ilk kez kadın eşcinseller üzerinde yapılan araştırma, bu kesimin yarısının evli olduğunu ve cinsel kimliklerini erkek eşcinsellere oranla çok rahat gizleyebildiklerini ortaya koydu. Araştırma, kadın eşcinsellerin yoğun stres ve baskı altında yaşadıklarını, sürekli depresif bir yapıya sahip olduklarını da gösterdi. İ.Ü. Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Klinik Psikoterapi Birimi’nde