Köşe Yazarları › Page 3 › Türkiye LGBTİ Birliği

Köşe Yazarları

Çıplak Düşünceler

Ben hala Lezbiyen, hala sevdalı..Bugünler de yeni bastığım, sonra ufaktan ayağımı korkarak kaldırdığım yirmidördüncü yaşımla başbaşayım. Ne özelliği var bu yaşın diye sorsam da kendime, nedense o çok korktuğum otuzlara yaklaşıyor olmanın verdiği ağır bir çekim herhalde diye karar kıldım kendimce. Geçenler de yine altılı yaşlarıma gittim, arka bahçede öptüğüm kız geldi aklıma, hem hınzır hem umursamaz, hem de maceraperest bir çocuktum. Kızları öper öper salardım, biri de yahu sen

Kendini tanımak..

Doğduğum an itibariyle hayatımda bulunan kelimeler “lezbiyen” ve “gay“di. Hele de küçük bir ilçede doğduğumu düşünürsek… Bunlar çok da kabul edilir şeyler değildi ve bastırılmış bir toplumda küçük bir insan parçasıydım, tanımsız. Biyolojik olarak kadındım ama içimde dışarıya çıkmak isteyen koca yürekli bir erkek vardı. Hatırlıyorum da anneme bazen şu cümleyi kurardım; “Keşke erkek olsaydım…”. Annemin ağzından dökülen cümle hala aklımdan hiç çıkmıyor ve pek tabii ki psikolojik baskı altında hissettirirdi;

Kadından Oduna

Homofobinin bana bu zamana kadar neler yaşattığını ilk yazımda anlatmıştım. Bundan birkaç ay önce ölmüş olsam, 29 yıllık bir ömür, saklanarak, kendimden kaçarak sonlanmış olacaktı. Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler götüme mi sokucam? Geçti artık. Bugüne gelelim; o dolaptan çıktıysam da eşikten öteye geçmeye zorlanıyorum.  Hadi ben kabul ettim lezbiyen olduğumu, tamamız buraya kadar. Eee… Düşün arkadaşım… Ben 29 yaşına kadar yani bugüne kadar öyle olması gerekiyormuş gibi erkeklerle birlikte

Uyan Türkiye!

Eşcinsel blog yazarı Geylesof yazdı: Şimdi saat itibarı ile dün yaşananları bir yeniden düşünmekte, algılamakta fayda var. O anın şokuyla tam algılayamamış olabiliriz. Anca kendimize gelmiş olabiliriz, doğrudur. Dün güpegündüz, ülkenin başkenti Ankara’nın göbeğinde Türkiye tarihinin en kanlı terör saldırısı yaşandı. 100’e yakın insanımız resmen katledildi. Yüzlercesi ise yaralandı. Yüzlerce insan ya… Yüzlerce masum insan! Tek “suçları” adını Barış koydukları mitingde seslerini duyurmak, haklı veya haksız kendilerini ifade etmek idi.

KENDİ İÇİNDE ÖTEKİLEŞTİR(İL)MEK

Psikoloji bilimi, başlangıçta; fiziksel ve biyolojik bilimlerin tamamlayıcısı durumundaydı. Daha sonra bazıları, bilinç altında cereyan eden olayların araştırılması gerektiğini öne sürdü. Diğerleri ise bilinç düzeyindeki zihni olayların bile objektif olarak gözlenemediğini bu sebeple psikolojinin, gözlenebilir davranışı incelemesi gerektiği üzerinde ısrar ettiler. Araştırmacılar arasındaki bu farklı yaklaşımlardan sonra bugün en fazla kabul edilen anlamıyla psikoloji “İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen ve zihinsel süreçleri araştıran bir bilim” olarak tanımlanmaktadır. Bütün çekirdek psikolojinin

Dolaptan Çıkma Hikayesi

Bu benim hikayem… 11 yaşındayken, okuldan bir kıza karşı, cinsellik içermeyen ama arkadaşlığın ötesinde olduğunu bildiğim ve anlamlandıramadığım duygular beslemeye başladım. Çocukluk ya, kızın adını da defterlere falan yazıyorum estikçe. Ablam kızın ismini defterimde (sayfaları kaplıyordu tamam da ne var yani) görene kadar çok masum olan bu olay, onun bağıra çağıra “bir kızın ismini deftere yazmamın aptallık olduğunu ve benim akılsız bir özenti olduğumu”, hayatım boyunca görebileceğim en aşağılayıcı biçimde