Son haberler

Makaleler

Homofobi Nedir?

Etimolojik bir açıklamayla; Homo aynı demek, fobi de doğal olmayan, mantıksız ve güçlü bir korku veya nefret demek. Homofobi kelimesindeki homo ise aynı anlamında değil de eşcinseli çağrıştırması için kullanılmış. Yani Türkçe’ye bir şekilde çevrilecek olursa, “eşcinsel korkusu” denilebilir. Ya da bu tanımın içeriğine daha uygun bir biçimde “eşcinsel nefreti” denebilir. Homofobiye sahip kişilere “homofob”, böyle tavırlara ise “homofobik” deniyor. Farkındaysanız eşcinselleri sevmeme ya da onlardan nefret etme, hastalık sayılabilecek

Kadınlar Günü’nün Tarihi

ABD’nin New York kentindeki Cotton tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar,1800lü yılların ortalarından beri daha iyi çalışma koşulları,emeklerinin karşılığında hakkettikleri ücret ve daha iyi yaşam için mücadele vermektedirler. Ama,bunca yıllık mücadeleye karşın elde edebildikleri pek bir hak yoktur. En sonunda, 8 Mart 1908 günü, haklarını alabilmek için son çarelerden biri olan greve baş vururlar ve grev ilan ederler. Patronların buna verdiği cevap ise hunharca bir saldırı olur. Patronlar ve onlarla iş

Dr. Magnus Hirschfield

Dr. Magnus Hirschfield 1910’de Berlin’de Cinsel Bilim Enstitüsü’nü kurmuş bir bilim adamıydı. Eşcinsellerin karşılaştığı sorunlara karşı dünya tarihinde ilk kez böyle bir kurum oluşturuluyordu. Bu nedenle eşcinsel hareketin başlangıcı bu tarihlere dayandırılabilir. Hirschfield 1903’te eşcinsel davranışlar konusundaki ilk araştırmayı yaptı ve Enstitü’nün kurulmasından sonra ise Anders als die Anderen (Ötekilerden Farklı) adındaki ilk eşcinsel temalı filmi çekti. Amerikalı gazeteciler Hirschfield’e Cinselliğin Einstein’ı adını takmıştı. Hirschfield ise “Einstein’a Fiziğin Hirschfield’i deseniz

Robin Hood Gey miydi?

Robin Hood ve Sherwood Ormanı’nda saklanan arkadaşları belki de eşcinseldi! İngiltere’deki Cardiff Üniversitesi’nde saygın bir öğretim üyesi olan Profesör Stephen Knight, Nottingham’da yapılan  geleneksel Robin Hood Konferansı’nda araştırmalarının sonuçlarını “The Forest Queen” (Ormanın Kraliçesi) adlı makalesinde sundu. Ondördüncü yüzyıl hikayelerinin uzun ve dikkatli incelemelere tabi tutulması sonucu Knight, Robin Hood ve adamlarının heteroseksist toplumda dışlanmış eşcinseller olduğu iddiasını ortaya attı. Lady Marian hikayesinin de on altıncı yüzyılda tarihçiler tarafından Robin

Nazi Almanyası’nda Eşcinsellik

1970’lere kadar Nazilerin eşcinsellere hoşgörüyle baktıkları görüşü egemendi. Bunun bir nedeni yaptıkları zulmü hafifletmek, bir nedeni de Nazi imgesinde bastırılmış bir homo-erotizm bulunmasıydı. Ancak 1970’lerde yapılan araştırmalar ve yazılan makalelerle Nazilerin eşcinsellik karşıtı kanunlar çıkardığı, Magnus Hirschfiedl tarafından kurulan Cinsel Araştırmalar Enstitüsü’nü kapattıkları ve yok edilmesi gerekenler listesine eşcinselleri de ekledikleri ortaya çıktı. Yani dünya bir şekilde Nazilerin yaptığı “eşcinsel katliamını” unutmuştu. Son yıllarda aktivistlerin çalışmaları, Martin Shaw tarafından yazılan

Semboller

Gökkuşağı bayrağı, eşcinsel toplum bilincinin (gay pride) kolayca tanınan bir simgesi olmuştur. Gökkuşağının kültürler arası simgeselliği daha önceden de söz konusuydu: Jesse Jackson’un Gökkuşağı Koalisyonu da gökkuşağını siyasi simgeleri olarak benimsemişti. Gökkuşağı ayrıca, Yunan, Kızılderili, Afrika ve diğer kültürlerde de birçok öykü ve söylencede cinsler ve cinsellikle bağlantılı bir simge olarak geçer. Gökkuşağı bayrağının eşcinsel toplum tarafından ilk kullanımı 1978 yılında San Francisco Gay ve Lezbiyen Özgürlük Günü Yürüyüşü’ne rastlar.