Something went wrong with the connection!

Yaşam

Ortasından Kırılmış Bir Hayat: YASEMİN

Ortasından Kırılmış Bir Hayat: YASEMİN   Gün ağarmak üzereyken, sürünerek çıktım yatağımdan. Hızlıca bir şeyler atıştırdım ve taksi çağırdım. Taksi gelene kadar röportaj için kullanacaklarımı çantama tıkıştırdım ve sokağa attım kendimi. Nihayet taksinin gelmesiyle sokakta bir başıma ayazlanmaktan kurtulabildim. Taksici kibar bir beyefendi edasında olmasına rağmen adresi söylediğimde yüzüme alık alık baktı, ”Emin misin?”. Adresi tekrarladım. ”Sen bilirsin” anlamında başını salladı ve gecenin en sevimsiz semtlerine doğru yola çıktık. Yasemin’le

Ateş Family’nin Yöneticisi Mehmet Ateş ile Röpörtaj

ABD’de LGBTİ bireylerin birbirlerine sosyal destek sağlamaları, özgüvenlerinin artması, bilgi/ haber alışverişinin sağlanması ve sosyal dışlanmayla baş etme becerileri kazanmaları amacıyla günüllüler tarafından kurulduğunu gördüğümüz grupların benzerleri Türkiye’de de ortaya çıkmaktadır. Kendilerine LGBTİ Aile diyen bu gruplardan birisi de ATEŞ Family  (ATEŞ Ailesi). Tamamı LGBTİ bireylerden oluşan Ateş Family Grup önemli bir sosyal sorumluluk projesine imza atıyor. 16 Ocak 2016 Cumartesi günü 5. yıl etkinliğini bu sosyal sorumluluk projesiyle kutlayacak

George Khotivari Röportajı

Merhaba.. Öncelikle bize kısaca kendinden bahseder misin? George Khotivari kimdir? 1989 yılında Gürcistan’da dünyaya geldim. İlkokulu Gürcistan’da özel konservatuvar tiyatrodan mezun olarak tamamlayıp, ortaokulu ise Türkiye’de Ekişehir’de okudum.Bir çok ünlü isimle vokal ve dansçı olarak çalıştım. Türkiye’de benim için televizyon hayatı 2005 yılında Gülben Ergen ile başladı. 2012’de ise Zuhal Topal ile başlayan serüvenim; Hande Ataizi, Esra Erol, Sinem Yıldız ve Seda Sayan gibi isimlerin sunmakta olduğu izdivaç programlarında evlenmek

Kendini tanımak..

Doğduğum an itibariyle hayatımda bulunan kelimeler “lezbiyen” ve “gay“di. Hele de küçük bir ilçede doğduğumu düşünürsek… Bunlar çok da kabul edilir şeyler değildi ve bastırılmış bir toplumda küçük bir insan parçasıydım, tanımsız. Biyolojik olarak kadındım ama içimde dışarıya çıkmak isteyen koca yürekli bir erkek vardı. Hatırlıyorum da anneme bazen şu cümleyi kurardım; “Keşke erkek olsaydım…”. Annemin ağzından dökülen cümle hala aklımdan hiç çıkmıyor ve pek tabii ki psikolojik baskı altında hissettirirdi;

Kadından Oduna

Homofobinin bana bu zamana kadar neler yaşattığını ilk yazımda anlatmıştım. Bundan birkaç ay önce ölmüş olsam, 29 yıllık bir ömür, saklanarak, kendimden kaçarak sonlanmış olacaktı. Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler götüme mi sokucam? Geçti artık. Bugüne gelelim; o dolaptan çıktıysam da eşikten öteye geçmeye zorlanıyorum.  Hadi ben kabul ettim lezbiyen olduğumu, tamamız buraya kadar. Eee… Düşün arkadaşım… Ben 29 yaşına kadar yani bugüne kadar öyle olması gerekiyormuş gibi erkeklerle birlikte

Poedat Konferansı 2015 ve LGBTİ

Poedat Kolektifi’nin kurucusu Fırat Akova’yla disiplinlerarası bir gençlik buluşması olan Poedat Konferansı 2015 hakkında söyleştik. Akova, 2012’den ​beri ​15 etkinlik düzenleyen ve​ ​450 kişilik ​büyüyen ​bir​ ​toplulu​k oluşturan​ kolektifin 4-6 Aralık’ta Studio-X Istanbul’da düzenleyeceği konferansı ve konferansın​ ​LGBTİ konusuna ​olan ​yaklaşımını anlattı. Türkiye’​deki​ akademik ​çevrede​ ​henüz pek dillendirilmeyen LGBTİ kimliği ve​ hareketi, ​k​onferansın​ başvuru bekleyen​ on ​bildiri alan​ından​ bir tanesi​. Bize kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz? Ben Fırat Akova. Poedat Kolektifi’nin