Psikoloji bilimi, başlangıçta; fiziksel ve biyolojik bilimlerin tamamlayıcısı durumundaydı. Daha sonra bazıları, bilinç altında cereyan eden olayların araştırılması gerektiğini öne sürdü. Diğerleri ise bilinç düzeyindeki zihni olayların bile objektif olarak gözlenemediğini bu sebeple psikolojinin, gözlenebilir davranışı incelemesi gerektiği üzerinde ısrar ettiler. Araştırmacılar arasındaki bu farklı yaklaşımlardan sonra bugün en fazla kabul edilen anlamıyla psikoloji “İnsan ve hayvan davranışlarını inceleyen ve zihinsel süreçleri araştıran bir bilim” olarak tanımlanmaktadır.

Bütün çekirdek psikolojinin uzantısından gelmeye çalıştığım nokta bir gruba ait olma isteğidir doğal bir şekilde tüm canlılar kendini bir gruba ait olma içgüdüsüyle donatılmıştır; Dünyalı olmak gibi bir topluma bir aileye bir şehir derneğine bir görüşü savunan gruba girmek gibi çok geniş örneklerden çekirdek grublara kadar hepsi sosyal bir grub güdüsünü doyurmak içindir. Ve bu grubların en büyüğünden en küçüğüne kadar hepsi bireylerinin çıkarlarını gözetip ,özgürlüğünü ve ferahını “başka bireyleri” hiçe saymadan korumaktır.

Sosyal hayatın her noktasında ötekileştirmeleri görmek gayet normal A partisinin B partisi görüşlerini benimsemek istememesi gibi et yiyen birisinin sebze yiyen birisine vejeteryan demesi gibi ,C takımının D takımı renklerini beğenmemesi gibi bu noktada bir sıkıntı yok bir grub diğer grubu kendi zevklerine veya düşüncelerine uymadığı için öteki gözüyle bakabilir sarı sevenin siyah seven birisiyle sorunu yoktur ama siyah renk bir şey kullanmaz kullananada niye kullandın diyemez vb…Sorun A grubundaki bireylerin kendi içerisinde küçük “a” kısa”a” sarışın”a” gibi birbirlerini ötekileştirmeleridir ve bu noktada ciddi problemler vardır. Vardır çünkü o grub içinde bir birlik ve beraberlik ortak menfaat ve gelişme ,diğer grublara ve topluluklara yardımcı olma faydalı olabilme gibi bir durum söz konusu değildir.

Eşcinsellik camiası hepimizin malumu ötekileştirilmiş en büyük “ÖTEKİ” dir . Böyle durumlarda bu grub içindeki kişilerin bir birlerine daha ılımlı daha özverili davranması gerekirken maalesef camiamız içerisinde ötekileştirilenlerin kendi içinde ötekileştirilmesi durumunu hemen hemen her an yaşayabilirsiniz yaşamasanızda görüp duyabilirsiniz. Gay olanların ,travesti olanları dışlaması travesti bireylerin trans olanlardan kaçarken ,trans bireylerin travesti ve gayleri “ibne” olarak adlandırması hani bizi toplumdaki biliçsiz kaba düşüncesiz ve insan dışı davranışlar sergilerken her birimizi aşağılamak için kullandıkları o aciz lafla itaf etmeleri…..Örnekler tam tersine de çevrilebilir. Konuşulması gereken şuki ; her eşcinsel birey biseksüel, gay, lezbiyen, travesti bir diğerinden daha üstün değildir cinsellik anlamında eşcinsellik bir seçim değil hepimizin malumu fakat bir kişi trans olmak istiyorsa travesti olmak istiyorsa seçimini yaparak amaliyatlarla istediği noktaya gelebilir geldiği zamanda geçmişte olduğu noktadaki birisini olduğu veya seçtiği cizgiden dolayı küçümseyemez ve seçimleirnden dolayı küçümsenemez.Olayı o kadar abartmışız ki artık şarışın bir birey esmer olanı esmer olan kumral olanı dışlar olmuş neyin savaşını vermek istediğini sorsanız emin olun bir tek anlamlı cümle kuramazlar çünkü yoktur bir anlamlı gerekçesi ötekileştirilenlerin kendi içerisindekini ötekileştirmesi.

Her gün karşılaştığımız bir durum haline gelen bu girdabı normalleştirmek yerine bundan kurtulmalıyız .Ha illa duramıyor muyuz kişiliğimiz alt yapımız ve eğitimimizin yetersiz kaldığı kendimizi durduramadığımız noktada atalarımızın dediği gibi İĞNEYİ KENDİMİZE ÇUVALDIZI BAŞKASINA BATIRALIM iğne seni acıtmadıysa çuvaldızı başkasına onalarca kez batır batır çek o zaman sözüm yoktur.Ama hakkaten iğne seni acıtmadıysa.

Hadi kendimize çekidüzen verip ötekileştirildiğimiz bir dünyada kendimize sahip çıkalım ötekileştirmeyelim bir diğerimizi, biz değilmiyiz bu dünyayı renklendiren ? bizim GAY MODA TASARIMCILARIMIZ değil mi bütün bu güçlü ve güzel tasarımlarıyla dünya kadın ve erkeklerini giydirerek farkını koyan bizim TRANS ŞARKICILARIMIZ ve OYUNCULARIMIZ değil mi güzel namelerle bizi bizden alıp, en güzel hikayelerde yeri gelip güldüren yeri geldiğinde düşüğndüren.Bizim BİSEKSÜEL MİMARLARIMIZ değil mi yaşanılası mekanlar ve tasarımlarıyla hayatımızı hem kolaylaştıran hem zevkli ortamlarda olmamızı sağlayan BizimTRAVESTİ arkadaşlarımız değil mi herkeslerden daha yetenekli herkeslerden daha başarılı olabilecekken imkanları elinden alınan…..HEPİMİZ biziz bizi biz yapan puzzledaki ana taşları kendi ellerimizle bozmayalım.Heleki bugünlerde biraz daha sağduyulu biraz daha gülümseyerek bakalım birbirimize.