Yıl olmuş 2015; ve biz develerle yaşıyoruz.

İnternet sitelerinin ve telefon uygulamalarının nimetlerinden faydalanmaya başladım başlayalı, hayatıma girip çıkan insanlardaki seçiciliğim köreldi arkadaş! Evdeyim, yalnızım ve ne hikmetse aniden bir “Yalnız öleceğim” kaygısına kapılıyorum.. Bir sonraki dakika elimde telefonum, malum uygulamalardan “Evlenilecek adam” bakıyorum..

Evet, evet! Çok fena bir şekilde görüntüye aldanıyorum.. “Eli, yüzü temiz birine benziyor yaa! Yazsam mı? Hah yazdım, yanıt da verdi! Çağırsam gelir mi bir kahve içmeye? Sevse ya beni keşke… En azından arkadaş olurum. Yaşasın, yarım saate burada olurmuş!” temalı sohbetler işte..

Adam telefonla arıyor, gayet güzel konuşuyorsun.. Bayık bayık “Sesini beğendim.” diyor.. Görüntülü konuşuyorsun, mimiklerini izleyip “Çok sempatiksin yaa seninle nasıl oldu da bunca zamandır tanışmadık!” diye hayretler içinde kalıyor.. ve ve ve Üşenmiyorsun; uykundan feragat edip, hesap sorarcasına yazdığı tüm mesajları büyük bir sabırla yanıtlıyorsun.. Bir şekilde yıldırım hızıyla hayatının merkezine oturtuyorsun.

Sonra “o gece” geliyor ve buluşuyorsun.. Hazırlanmışsın, saçlarını taramış, temiz kıyafetler giyip, o en sevdiğin parfümünü kullanmışsın.. Adam içeri giriyor, gayet güzel bir sohbet ortamı var.. Kahveler içiliyor.. Muhabbet derinleşiyor.. Güzel şarkılar dinletiyor sana, senin bilgisayarını kullanarak.. ve Finalde o beklenen seks gerçekleşiyor.. Sarılarak uyuyorsunuz.. Sabah oluyor..

Güneş doğar ve doğanın tüm renkleri geri döner ya.. Dönen tek şey renkler olacağına, genelde bu develer oluyor; sayelerinde renkler sabah olunca daha da bir kararıyor..

Onu geçirmek için metro durağına kadar yürümek istiyorsun.. “Dur ben önden çıkayım bi gören olur şimdi.. Hem yorulmanı istemiyorum.” diyor. İlk cümlesinden akan pislik, ikinci cümleyi de kirlettiğinden o “yorulmanı istemiyorum” olayını hiç birimiz yemiyoruz..

“Eee görsünler; ne olacak ki?” diyorsun.. “Ben gizliyim, hem sevmiyorum öyle..” diyerek kestirip atıyor..

Bundan daha güzel hakaret var mı? İnsan düşmanına yapmaz bunu.. Bizi kendimizden utandırmaya ne hakları var…

Kendime geldim geleli insanlarla ilk buluşmalarımı halka açık yerlerde gerçekleştirmeye başladım.. Ben “Hadi dışarıda bir kahve içelim” mottosunu tutturduğumdan beri, buluşabildiğim kişi sayısında ciddi azalmalar oldu.. Şikayetçi miyim? Asla!

Ne derler bilirsiniz; “Hem böylesi daha sağlıklı be!”

Aynı yolda yan yana yürümekten utanmayan insanla “aynı yolda yürünür”. Gerisine sadece gülünür.