“Hepimiz birer fotoğrafçı olduk” sözüne tepki olarak; Deniz Arslan “LGBTİ ve Fotoğraf”ı yorumlarken “Neden Fotoğrafçı?” sorusunu yanıtlıyor.

1.Deniz Aslan kimdir?
Aslında Deniz Arslan bir takma isim. Gerçek kimliğim değil malesef. Çünkü 2015 yılında bile , fotoğrafçılık sanatında hala inanılmaz tabular mevcut ülkemizde. Ve iş hayatında bu tabular bazen engel olabiliyor.
Bunların dışında şahsen İstanbul doğumlu 24 yaşında , fotoğrafçılığı meslekten ziyade extreme spor gibi yaşayan biriyim.

2.Ne zamandan beri fotoğraf çekimi yapıyorsunuz, fotoğrafçılık üzerine ne tür eğitimler aldınız?
Amatör olarak çektiğim yılları saymazsak 5 yılı aşkın bir süredir profesyonel anlamda fotoğrafçılık yapıyorum. Freelance (serbest) işler haricinde stüdyo ve ajanslarda da çalıştım – çalışıyorum zaman zaman.
Fotoğrafçılık adına , amatör olduğum dönemlerde sadece araştırma ve fotoğraf inceleme dışında birşey yapmadım. Ancak profesyonelliğe geçiş dönemimde çeşitli seminerler ve en son olarakta özel bir üniversitede fotoğrafçılık bölümünü bitirmek üzereyim. Tabi ki eğitimime devam etmeyi düşünüyorum. Özellikle sinema konusunda da büyük bir eğilimim olduğu için bu alanda devam edebilirim.

3. +18 fotoğrafçlığına başlamanız nasıl oldu? Çevrenizin tepkisi nasıldı?
Aslında daha amatör yıllarımda çalıştığım pasajda tanıştığım bir Gay ilk işime olanak sağladı. O sıralar maddi olarak sıkıntı çektiğimi anlattığımda bana ” Hem benim fotoğraflarımı çek , hem 1-2 travesti arkadaşla tanıştırırım seni , küçük küçük birşeyler kazanırsın” önerisinde bulundu. En başta biraz çekinsem de , tanıştığım insanların samimiyeti beni işimde daha iyi bir noktaya ulaştırdı. 1-2 kişi derken LGBTİ bireyler dışında da insanlar fotoğraf çekimi talebinde bulununca , bu işi belli bir çizgide devam ettirmem gerektiğini düşündüm.

Çevremin tepkisiyse aslında pek tepki almadım çünkü sadece 3-4 arkadaşım bu işle ilgili bilgiye sahip. En başta da bahsettiğim gibi , bu tip referanslar ve işler ,ülkemizin durumunu da göz önünde bulundurursak iş hayatında anlamsız engellere sebep olabiliyor malesef. Ama umudum bir gün kendi adım ve kendi stüdyom ile +18 Fotoğrafçılığa da devam edebilirim.

4. Neden +18 Fotoğrafçılık ?
Aslında biraz önce anlattığım sebepler temeli oluştursa da , asıl etken ; stüdyoda çalıştığım dönemlerde sırf vesikalık ya da biyometrik fotoğraf çektirmek için gelen LGBTİ üyelerinin yüzlerindeki gerginlik ve rahatsızlık beni daha çok etkiledi. Çünkü her ne kadar çalışanlardan bir ters bir tepki almasalar bile orada rahat olamıyorlardı. Fotoğraf tamamen ruhu görebilmekle alakalıdır. Ve bu kadar gergin ve sıkıntılı bir duygu içerisindeki birinin fotoğrafını çekmek beni üzüyordu.
Zaman zaman gelen insanların özel fotoğraf çekimi istekleri çoğu stüdyo tarafından reddediliyor. Özellikle trans bireyler ve eşcinsel çiftlerin istekleri tereddütsüz reddediliyor. Bu duruma ek olarak , eskort ve hayat kadınları da rahatlıkla stüdyoya gelip özel çekim istemekten çekiniyorlar. Ülkemizin bir çok insanı “ÖDEME” sözcüğünü çok yanlış anladığı için…
Sırf saçım uzun ve piercing taktığım için yaşadığım sorunları biliyorken , insanların bu denli sıkıştırılması tamamen saçmalık…
Bu kadar problem ve sorun varken , “Neden” sorusuna pek gerek kalmıyor…

5.+18 fotoğraf çekimlerinde başınıza gelen en ilginç olayı bize anlatır
mısınız?
En ilginçten ziyade aklıma geldikçe hep güldüğüm bir olay var aslında : )
Geçen yılın başında çekim için bir çiftle görüştük , anlaştık. 2 hanım ve 1 beyfendi beni karşıladılar , güzel bir sohbetin ardından onlar eğlencelerine başladılar bende çekime başladım. Biraz magazin-vari bir şekilde yatağın 4 yanında turluyorum en güzel açıyı yakalamak için.
Müşteriler sevişirken bir anda beyfendi durup bana baktı , ben ilk önce bir problem olduğunu düşündüğüm için makineyi indirdim .
Açıkçası beklentimin ötesinde ” Kardeşim sıkılmıyor musun ordan oraya koştururken , gel sende biraz -neşelen- ” dedi . Açıkçası baya bir zorlandım kahkaha atmamak için.
Kendisi okuyorsa bu yazıyı selamlarımı iletiyorum : )

6.LGBTİ birey misiniz?
Biseksüel bir erkeğim diyebilirim.

7.Fotoğraf çekim ücretleri ortalama ne kadardır?
Net bir fiyatı olmadığını söyleyebilirim. Ama çekilen / seçilen fotoğraf sayısı , çekimin süreci gibi değişkenlere göre fiyat belirleniyor. Ama yaklaşık olarak 300 ila 750 lira arasında bir rakam diyebilirim.

8.Çekimlerinizi nerde gerçekleştiriyorsunuz? “bulunduğunuz şehir” dışında çekimlere gidiyor musunuz?
Çekimleri her zaman müşterinin kendi belirlediği mekanda yapıyorum. Stüdyo denemelerim de oldu ancak hak verirsiniz ki ” İnsanın evi gibisi yok” sözcüğü bir gerçek.Stüdyo daha resmi bir mekandır , soyunmak ya da seksi pozlar vermek daha büyük bir yük oluşturur. Ancak kendi yatağınızın böyle bir yük oluşturmadığı bir gerçek. Portre ya da anı fotoğrafı çektirmiyorsanız stüdyonun çok büyük bir anlamı kalmıyor. Dijital yazılımlarla gözükmemesi gereken objeler , dövmeler vs silinebildiği için stüdyo gereksinimi duymuyorum.
İstanbul’da yaşıyorum , ancak il dışı çekimlere gitmek mümkün olmuyor. İşin içine yol , konaklama gibi ek ücretler girince müşteriye ağır bir yük biniyor malesef.

9.Çekimlerinizde ne tür donanım kullanıyorsunuz? fotoğraf makinası modeli,kullandığınız programlar gibi..
Canon 60D ve 5D m3 kullanmaktayım. İkisi arasında internet üzerinde büyük farklar yok. Mekan aydınlıksa genellikle sadece makinemi kullanıyorum. Ancak yanımda her zaman 2 adet flaş bulundurmaya gayret ediyorum her hangi bir aksaklığa karşı.

10.Neden bir fotoğrafçıya fotoğraf çektirtmek gerekir?..
Aslında herkes fotoğrafçı günümüzde, değil mi? Iphone’lar , Samsunglar inanılmaz fotoğraflar çekebiliyor. Doğru , ama unutulan bir çok şey var.
Mesela vücudunuzu çektiğinizi varsayalım , yanlış bir gölge sizi göbekli ya da asimetrik göğüslü gösterebilir.
Olduğunuzdan daha yaşlı ya da kilolu gözükebilirsiniz.
Bir fotoğrafçı gözüyle , vücudunuzun en çekici , can alıcı noktalarını daha ön planda sergileyebilecekken neden basite kaçasınız ki?
Ayrıca zaman zaman gördüğüm üzere bazı pozları en pahallı telefonların bile “ÇÖP”e çevirdiğine şahit oldum. Düşünün ki en seksi pozunuzu verdiniz ama yarısı çıkmamış , ya da ışık o kadar kötü gelmiş ki anlamı kalmamış..

Ve en önemlisi ise sosyal medya da çokça yaşanan “Fake ” , ” Çakma” tacizlerinden kurtulursunuz. Çünkü çekilen ve yayına hazır tüm fotoğraflarınızın altında küçük bir logo ve müşteri numarası (isteğe göre) yer alıyor.
Dilerseniz fotoğraflarınız arşivde saklanıyor, dilerseniz sonsuza dek siliniyor (sözleşme).
Ve aslında şu anda saymayı unuttuğum bir çok avantajı oluyor insanların.
Ama en önemlisi , kendi kendinizi çekmeye çalışırken harcadığınız efor ve zahmeti , sadece poz vermek için harcayın , bırakın bir fotoğrafçı gözü sizin en gerçek , güzel ve estetik halinizi ortaya koysun…

Deniz Arslan Twitter: @nude_photograpy