Cinsel Yönelim Nedir?

Cinsel Yönelim diğer insanlara karşı hissedilen duygusal, romantik, cinsel ve sevgisel çekiciliktir(cazibe).Cinsel Yönelim kolaylıkla diğer cinsel özelliklerden ayrılabilir; örneğin biyolojik cinsiyet, cinsel kimlik (erkek veya dişi olmayı belirleyen psikolojik duyu), ve toplumsal cinsiyet rolü (toplumsal normlara göre feminen veya maskülen hareketler). Cinsel yönelim, sırf zıtcinsellik ile sırf eşcinsellikle arasında değişen biseksüellik formları da içeren bir süreklilik (kontinuum) çizgisinde bulunmaktadır”. Biseksüel kişiler cinsel, duygusal ve sevgisel çekicilik hissini hem kendi cinsiyetlerinden hem de karşı cinsiyetten kişilere karşı yaşayabilirler.Homoseksüel cinsel yönelimli kişiler bazen gey (hem erkekler hem de dişiler) veya lesbiyen (sadece dişiler) olarak tanımlanabilirler.Cinsel Yönelim, cinsel davranıştan farklılık gösterir çünkü duygu ve genel kişisel düşüncelerle ilgilidir. Kişiler cinsel yönelimlerini davranışlarıyla belli edebilirler veya gizleyebilirler.

Bireyin belirli bir Cinsel Yönelime sahip olmasını ne belirler?

Bireyin Cinsel yöneliminin kökenleriyle ilgili bir çok teori vardır. Bugün birçok bilim insanı cinsel yönelimin birçok karmaşık etkileşimin; örneğin çevresel, bilmeye kavramaya ilişkin veya biyolojik faktörlere bağlı olduğunu kabul etmektedir. Birçok insanda cinsel yönelim çok erken yaşta şekillenmektedir. Son zamanlarda hatırı sayılır kanıtlara göre biyoloji, genetik ve doğuştan hormonal etkenler bireyin cinselliği üzerinde büyük etkilere sahiptir. Kabul etmek gerekir ki, bireyin cinsel yönelimi için birçok farklı sebep vardır ve bu sebepler bireyden bireye değişiklik göstermektedir.

Cinsel Yönelim bir seçim midir?

Hiç kimse eşcinsel(homoseksüel) veya zıtcinsel (heteroseksüel) olmayı seçemez. Birçok insan için, cinsel yönelim erken ergenlik döneminde cinsel deneyimden önce ortaya çıkar. Buna rağmen bizler duygularım doğrultusunda hareket etmeyi seçebiliriz. Psikiyatrlar cinsel yönelimi bilinçli bir seçim olarak görmemekte ve gönüllü olarak değişebileceğini düşünmemektedirler.

Terapiler Cinsel Yönelimi değiştirebilir mi?

Hayır, birçok eşcinselin başarılı ve mutlu yaşıyor olmasına rağmen, bazı eşcinsel ve biseksüel bireyler aile üyelerinin veya dini grupların baskılarına uğradıkları için cinsel yönelimlerini terapilerle değiştirme arayışı içindedirler. Gerçek şudur ki, eşcinsellik bir hastalık değildir. Bu nedenle tedavi gerektirmemektedir ve değişebilen birşey de değildir.Bununla birlikte, psikolojik yardım alan gey, lesbiyen ve biseksüel bireylerin tümünün cinsel yönelimlerini değiştirmek istedikleri söylenemez.Gey, lesbiyen ve biseksüel bireyler dışa açılma sürecinde, önyargılarla savaşmada ve heteroseksüel bireylerin günlük hayatta yaşadıkları sorunları aşmak için profesyonel yardıma başvurmaktadırlar.

Sözde “Değişim Terapileri” hakkında ne söylenebilir?

Sözde “değişim terapi”lerini üstlenen bazı terapistler müşterilerinin cinsel yönelimlerini homoseksüelden heteroseksüele değiştirebileceklerini bildirmektedirler.Bu bildirilerin yakın incelemeleri yine de göstermektedir ki birkaç faktör bu bildirilerin kuşku içerdiğini ortaya çıkarmaktadır.Örneğin, bu tür argümanları savunan organizasyonlar homoseksüelliği reddeden ideolojik bakış açısına sahiptirler.Ayrıca, bu tür argümanların kalitesiz olduğu belgelenmiştir; örneğin, tedavi sonuçları zaman içinde takip edilmemiş ve raporlandırılmamıştır ki bu zihinsel müdahalelerin geçerliliği için bir standart oluşturmaktadır. Amerikan Psikiyatri Birliği, bu tür terapilerden ve bunun katılımcılar üzerine olası etkilerinden endişelenmektedir.Birliğin temsilciler meclisi 1997 de bir önerge yayınlayarak homofobi tedavilerine karşı olduğunu ve bireyin önyargısız tedavisine ve kendi iradesiyle tedavi edilmesi gerekliliğini doğrulamıştır.Fakat değişim terapileri ile cinsel yönelimini değiştirmeye çalışan bireyler tedavi süresince terapinin profesyonelce, tarafsız ve önyargısız bir ortamda yapılacağını beklemektedir.

Eşcinsellik duygusal veya zihinsel bir hastalık mıdır?

Hayır. Psikiyatrlar, psikologlar ve diğer profesyoneller hem fikirdirlerdir ki, eşcinsellik ne bir hastalık,ne bir zihinsel hastalık ne de duygusal bir problemdir.35 yılı aşkın objektif ve organize bir çalışma sonucunda bilim insanları eşcinselliği herhangi bir zihinsel hastalık, duygusal veya sostal problemle bağdaştıramamıştır. Eşcinsellik hastalık olarak kabul edilmişti, çünkü bilim insanları ve toplum bu konuyla ilgili yeterli bilgiye sahip değildi. Geçmişte, gey, lesbiyen ve biseksüel insanlarla ilgili yapılan çalışmalar sadece terapi denilen önyargılı yaklaşımlarla sınırlıydı. Ne zaman ki, bilim insanları terapilerde olmayan insanlardan da bilgi toplamaya başladı, eşcinselliğin bir hastalık olduğu argümanı da çürütülmüş oldu. 1973 yılında APB, yeni ve daha sistematik bir araştırmanın gerekliliğini kabul eder ve eşcinselliği zihinsel ve duygusal bozuklukar olarak kabul etmekten vazgeçer ve resmi patoloji listesinden çıkartır. 2 yıl sonra Amerikan Psikologlar Birliği bu adımı destekleyen bir karar alır. 25 yılı aşkın bir süre, her iki birlik de, tüm mental profesyonellere zihinsel hastalık damgasının eşcinsellik üzerinden kaldırılması konusunda baskı yapar.

Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks bireyler iyi ebeveyn olabilirler mi?

Evet. Yapılan karşılaştırmalı çalışmalara göre, eşcinsel ve zıtcinseller tarafından büyütülen çocuklar arasında gelişim aşamasında dört ana kriterde: zekaları, psikolojik uyum, sosyal uyum ve arkadaş ilişkilerinde- herhangi bir farklılık saptanmamıştır. Ebeveynlerin cinsel yöneliminin,çocukların cinsel yönelimini belirlemediği/etkilemediği üzerinde durulması gereklidir. Diğer bir söylence de, eşcinsel bireylerin, zıtcinsel bireylere oranla çocuklara sapkınlık derecesinde cinsel ilgi konusunda daha fazla eğilime sahip oldukları yönündedir. Ama eşcinsellerin çocuklara yönelik sapkın olduklarını kanıtlayan herhangi bir delil yoktur.

Neden bazı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks bireyler diğer insanlara cinsel yönelimini açıklamaktadırlar?

Çünkü başkalarıyla hayatlarının bu yönünü paylaşmak zihinsel sağlıkları için olumludur. Gerçekten de, kimlik gelişimi konusunda ki bu LGBTİ’ler için “dışa açılım”dır, psikolojik uyum ve zihinsel sağlık ve kişisel saygınlık(itibar) açısından gereklidir.

Neden dışa açılım bazı LGBTİ bireyler için zordur?

Bazı LGBTİ  bireyler için dışa açılım zor bazıları içinse böyle bir endişe yoktur. Çoğu zaman, lesbiyen, gey ve biseksüel bireyler cinsel yönelimlerinin toplumun normlarından farklı olduğunu ilk anladıkları zaman korkarlar, farklı ve yalnız hissederler. Cinsel yönelimlerinin gey, lesbiyen ve biseksüel olduğunu çocukluk veya ergenlik çağında keşfedenler için doğrudur ki bu geneli kapsamıyor. Ve bu tamamen aileye ve topluma bağlıdır, bireyler önyargıdan ve yanlış veya eksik bilgiden dolayı problem yaşayabilirler.

Çocuklar ve ergenler, önyargı ve stereotip baskılarına karşı korumasız olurlar. Aile, arkadaş veya dini kurumlar tarafından reddedilme korkusu yaşayabilirler. Birçok eşcinsel birey, cinsel yönelimlerinin herkesce bilinmesi sonucunda işlerini kaybetmekten veya okulda baskılardan usanç duyabilirler.

Malesef, gey,lesbiyen ve biseksüel bireyler, heteroseksüel bireylere göre fiziksel tecavüze veya şiddete karşı daha fazla risk altındadır.1990 yılında California da yapılan çalışmalar göstermektedir ki, katılanlardan beşte bir lesbiyen ve dörtte bir gey cinsel yönelimlerinden dolayı nefret suçlarına maruz kalmışlardır.Ve yine California da 500 katılımcıyla yapılan başka bir çalışmadaysa katılan genç erkelerin yarısının anti-gey kavgaları, isim takmadan fiziksel şiddete kadar varabilen davranışlar içinde olduğunu göstermektedir.

LGBTİ bireylerin yaşadıkları önyargı ve ayrımcılığın önlenmesi için ne yapılabilir?

Araştırmalara göre, gey, lesbiyen ve biseksüel kişilere karşı olumlu davranış gösteren bireylerin en az bir veya birkaç eşcinsel veya biseksüel bireyle yakın tanışık olduğu veya aynı ortamda çalıştığı ortaya çıkmaktadır.Bu nedenle, Psikiyatrlar inanıyorlar ki, eşcinsel bireylere karşı gösterilen olumsuz davranışların sebebi önyargılara, streotiplere veya yanlış bilgilendirmelere dayanmaktadır. Ayrıca, şiddete ve ayrımcılığa karşı koruma diğer azınlık gruplara uygulandığı gibi önemlidir. Bazı ülkeler, bireye cinsel yöneliminden dolayı uygulanan şiddeti ‘nefret suçu’ olarak tanımlamaktadır. ABD de 10 eyalet cinsel yönelim ayrımcılığına karşı koruyucu yasalara sahiptir.

Toplum için Eşcinsellikle ilgili daha fazla bilgili olunması neden gereklidir?

İnsanların cinsel yönelim ve eşcinsellikle ilgili eğitilmesi anti-gey önyargılarını azaltmaya yaramaktadır.Eşcinsellikle ilgili kesin bilgiler, özellikle cinselliklerini keşfeden (örneğin eşcinsel, biseksüel veya heteroseksüel) veya anlamaya çalışan genç insanlar önemlidir. Eşcinsellikle ilgili bilgilerin daha çok insanı eşcimsel yaptığı yönündeki söylentilerin geçerliliği yoktur, eşcinsellikle ilgili bilgiler hiç kimseyi gey veya zıtcinsel (straight) yapmamaktadır.

Tüm LGBTİ’ler  HIV virüsünü taşımakta mıdır?

Hayır, Bu sadece ortak bir söylenceden ibarettir. Gerçekte, HIV virüsüne karşı korunmasızlık riski kişilerin sadece davranışlarına bağlıdır; bireylerin cinsel yönelimlerine değil. HIV/AIDS konusunda hatırlatılması gereken en önemli nokta hastalık kapma riskinin güvenli seks ve uyuşturucu maddelerden uzak durularak sağlanabilineceğidir.