Köşe Yazarları › Page 12 › Türkiye LGBTİ Birliği

Köşe Yazarları

Dönmelerin AŞK’ı Büyük Olur

Tarih kadar eskidir, Dönmelik… Kimi fikrinden döner, kimi dinden döner, kimi nefretten döner, kimi cinsiyetten döner, kimi de olduğu yerde döner… Neden dönülmesin ki? Dünya bile döner! Dünyanın bile döndüğünü anlayamayan bazı kişiler, kendilerinin de bir şeylerden döndüğünün farkında bile değildir… Ben bir Dönme olarak, hem dönmelerden hem de dönemeyenlerden bahsedeceğim ya da dönmenin kötü bir durum olduğunu düşünenlerden… Bu gün her zamanki gibi iş yerime gitmek için otobüse bindim.

Eşcinsellikten Kurtulmak

Adı Hakan’dı… Eskişehir’in küçük bir kasabasında doğdu. Herkes gibi basit ama herkesinkine benzemeyen bir yanı vardı. Çocukluğu büyük ölçüde fakirlik içinde geçti. Birçok Türk ailesi gibi evin ilk erkek çocuğu olma konusunda bütün ayrıcalıklardan yararlandı. Yaşı nedeniyle diğer çocuklar arasında her şeyin ilkini o yapıyordu ve bu da ailenin nazarında onu çok ayrıcalıklı bir konuma yerleştiriyordu. Diğer çocuklar arasında ile üniversiteye giden de o olmuştu. O gün ailenin mutluluğu tartışılmazdı.

Heteroseksüel Sistem ve Özgürlük

Hayata cinsel yönelimlerin penceresinden bakmıyorum. Ancak hayattaki cinsel yönelimim her alanda her şekilde beni etkiliyor. Şu ana kadar yapmış olduğum bütün mücadele bir heteroseksüel ataerkil toplum içinde var olabilmek içindi. Bu ne kadar başarılı olur tartışılır ancak yıllar sonra gelmiş olduğum sonuç benim bu sistem içerisinde asla var olamayacağım yönünde. İçinde bulunduğum sistem heteroseksüel ataerkil toplum tarafından kurulmuş bir sistem aslında. Dili de öyle, dini de öyle, estetik anlayışı da

Eşcinsel Erkek Olmak

Çoğu zaman ne olduğumun farkında bile olmuyorum. İlişkiler ve cinsellik dışında cinsel kimliğimin pek ön plana çıktığı olmuyor. Yalnızca diğer gaylerle bir aradayken gay olduğumu hatırlamaya başlıyorum. Onun dışında önemi olmuyor. Ama bazıları için işler pek de öyle değil. İnsanlar gay olduğunuzu anlamaya başladığı andan itibaren sizi hemen belli bir kategorinin içine itmeye bakıyorlar. Çünkü en kolay bu şekilde kendilerini koruyabiliyorlar. Çünkü onlara böyle öğretilmiş. “Kötü, tü kaka olan şeyden

İnsanı, İnsan Olduğu İçin Sevmek

Bu kadar zor olmasa gerek kadını, erkeği, travestisi, lezbiyeniyle bütün cinsel eğilimlere, sağcısıyla, solcusuyla bütün görüşlere, işçisiyle, memuruyla, motor ustasıyla, elektrikcisiyle, tesisatcısıyla bütün mesleklere saygı duysak sevmesekde saygı duymayı becerebilsek yada hiç değilse tahammül edebilsek daha hoş görülü olabilsek toplumsal huzuruda daha rahat yakalarız diye düşünüyorum. Aslında kimsenin kimseye kendini anlatmak gibi bir zorunluluğu olmamalıdır. Ama ne yazıkki toplumumuz yeterince hoş görülü olamadığından grupların özelliklede azınlıktaki grupların kendilerini anlatma ve