Eşcinsellik çağımıza özgü bir hastalık mı? Yoksa o da insan evriminin bir parçası mı? Eğer tarih bize yalan söylemiyor ise bizler başka gezegenlerden gelmedik! Eşcinseller de toplumun diğer bireyleri gibi binlerce yıldır varoldular ve varolmaya devam ediyorlar. Peki biz mi onların farkında değildik de böyle bir kafa karışıklığının içine düştük? Hayır. Onlar, o toplumu oluşturanların bir parçası oldukları için ayrı görülmeyip, “eşcinsel” diye özel bir sınıfa dahil edilmediler. Bugünkü gibi, göz önünde olan birkaç eşcinselin göze parmakla sokulması misali birer aşağılama unsuru olarak ortaya sunulmadılar.
Hükümdarlardan, devletin en ileri kesimine, hemen her alanda eşcinseller önemli konumlara gelebilen kişilerdi. Peki bunları nereden biliyoruz? Yoksa o zamanlarda da günümüzün paparazzileri gibi birileri bu insanların yatak odalarına kadar mı giriyordu? Elbette hayır. Antik dönemin insanları çok büyük birer yazmandılar. Görüntü ve ses kayıt tekniklerinden yoksun oldukları için her şeyi ama her şeyi yazma ihtiyacı duyuyorlardı. Eşcinsellik çok eski dönemlerde bir tabu olarak görülmediği için de hükümdarların hayatını içeren belgelerden bu olaylara saklı-gizli olmadan rahatlıkla ulaşabiliyoruz. Eşcinsellik mitolojilerde, eski efsanelerde de sıklıkla karşımıza çıkıyor. Yunan mitlerinde Zeus’tan Herakles’e önemli karakterlerin erkeklerle olan ilişkilerine rastlıyoruz (mitler toplumun izdüşümleridir).

Ancak tarihte belirli bir aşamaya gelindikten sonra, daha alt kesimdeki eşcinseller 3. sınıf vatandaş muamelesi görmeye ve dışlanmaya başladı. Dolayısıyla onlar da, haklı olarak, eşcinselliklerini gizleyerek yaşamlarını sürdürme ihtiyacı duydular. Bu durumda da ancak spekülasyonlardan ve dedikodulardan yola çıkarak bir sonuca varmak zorunda kalıyoruz. Kendileri açıkça ifade etmedikleri sürece, sanatçıların (özellikle günümüzdeki) eşcinsel olduklarını ancak bu şekilde öğrenebiliyoruz.

Örneğin Tom Selleck ve Jonh Travolta’nın eşcinsel (tek bir eşcinsel deneyimi olsa dahi) olduğu bilgisi tamamen internet ve 3. şahısların duyumlarından kaynaklı. Fakat bu doğru olmayacağı anlamına da gelmiyor. Sadece kesin bir verimiz yok. (Aşağıdaki listede yer alan şahıslarla ilgili bilginin hangisinin internet kaynaklı olduğunu buradan öğrenebilirsiniz. Geri kalanları ise çok ciddi yayınlardan derlenmiştir.)

Ve gelelim diğerlerine. Toplumumuzda, tüm antik Yunanlıların toptan gay olduğu gibi saçma bir kanı var ne yazık ki. Bu, eşcinselliğini sakınmadan söyleyebilen kişilerin fazlaca göz önünde bulunmasından öte bir durum değil. Eşcinsel olduğu kadar öyle olmayan da, isim yapmış yüzlerce antik Yunanlı sayabiliriz. Bu ne eşcinsel olanları önemsiz kılar, ne diğerlerinin de eşcinsel oldukları anlamına gelir.

Buna ek olarak, antik Yunanlıların ergenliğe henüz girmiş bir oğlanın, yetişkin bir erkeğin yanına verilerek eğitim görmesine dayanan bir sistemleri vardı. Homoseksüel ilişkiyi temel alan ve günümüzde pederasti (pederasty) adı verilen bu öğreti özel olarak okullarda da uygulanıyordu. Pederasti kavramı günümüz insanına etik-dışı ve anlaşılmaz (erkeğin zaman ve enerjisini kadınlarla harcamaması açısından, pederasti savaşçıların eğitiminde çok önemliydi) gelse de sadece Yunan ve Roma ile sınırlı değildi! Afganistan, Pakistan, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Malinezya’da sıkça görülüyordu -günümüzde de hala görülmektedir!

İlk lirik şair ve bilinen ilk lezbiyen olan Sappho’nun durumu yüzünden tüm bir milleti eşcinsellikle suçlamak sadece cehaletin ironisidir. Kendi de bir eşcinsel olan Platon, onu “10. Musa” (Musalar: 9 sanat tanrıçasından her biri) olarak tanımladıysa bunda kimin suçu var?

Koskoca orduların cengaveri, insanların önünde titrediği Büyük İskender erkek sevgilisinin ölümünden sonra günlerce yas tutmuş da ona kim karışabilmiş?

Dilerse Arap Şair Abu Nuwas gibi çıkabilir oğlanları öven nükteli ve erotizmin doruklarında gezen şiirler de yazabilirdi. Hatta onun gibi tüm Bağdat’ta tabuları yıkarak “İkiyüzlülük insanın ölümüdür. Ne yapılacaksa günışığında yapılmalı,” diyebilmelidir.

Ya da Sufi mistiği Hafız gibi duygularınızı şiirlerle ifade edebilmeli şeker dudaklı oğlanlara karşı. Ya da modern heykelciliğin babası Donatello, aşkı Jonathan’a bu kadar tutkun olmasaydı, Davut gibi homoerotik simgelerle yontulmuş bir eser ortaya koyabilir miydi?

Çılgın bir dahi-deli olan Da Vinci’nin de toplumdan dışlanmasının nedeni ayyuka çıkan oğlancılığı değil midir? Onun kadar ateşli bir ressam olan Michelangelo durup dururken mi yazmıştır eşcinsel temalı aşk şiirlerini?

Türk Divan şairi Fuzuli, “Sabah usturasını bilemiş, güneş kılıcını taşa çalıp o ay gibi tellaka bağlılığını göstermiş… Başlar, onun amber kokulu usturasının hareketinden, suyun dalgalanıp kabarcıklar meydana getirmesi gibi neşelenip tertemiz oluyor. Her kılımın ucunda bir baş olsaydı ve sevgilim onları saç gibi doğrasaydı, kanlar döken usturasından yine de kaçmazdım…” sözleriyle, hamamda saç tıraşı yapan sevgilisine boşuna mı övgüler yağdırır? (Osmanlı’da Seks adlı kitaptan…)

İnsan ruhunun en derin kıvrımlarını tiyatroya taşıyan Shakespeare’in de oyunlarında, oğlan kılığına girmiş bir kızı canlandıran bir erkek karaktere yer vermesi şaşırtıcı olduğu kadar, ilginç ve kafa karıştırıcıdır. Bu korkutucu zeka, sonelerinde de sevgilisi, Dark Lady (Kara Hanım) olarak bilinen gizemli Master-Mistress’ten (Bey-Hanım) bahseder.

Bir diğer Türk şairi, Enderunlu Fazıl Bey dönemin tanınmış bir eşcinseli ve eşcinsel olmakla her zaman, her vesileyle övünmüş. Kadınlardan zevk almadığını devamlı tekrarlamış, eserlerinde hep bu konuyu işlemiş. Maceralarını, duygularını, isteklerini apaçık ve hiçbir şeyin ardına gizlenmeden anlatmış. Üstelik bu açık sözlülüğü, ona ünlü beytini, “Şairiz, şeyn verir şanımıza / Giremez fahişe divanımıza”yı (Şairiz, fahişeler divanımıza giremez, böyle bir şey bize utanç verir) yazdıracak dereceye varmış. (Osmanlı’da Seks adlı kitaptan…)

Resme dramatik gerçekçiliği getiren Caravaggio, yapıtlarında azizleri ve İsa’yı betimlerken erkek aşıklarını model olarak kullanmıştır.

Güzel ve zeki İsviçre Kraliçesi Christina, nam-ı diğer Amazon cross-dresser’ı, evlenmeyi reddetmiştir. Descartes gibi büyük düşünürler ve sanatçılar devamlı yanında olmuşlardır.

We’wha adlı bir Amerikan yerlisi belirsiz cinsiyeti yüzünden “çift-ruh” diye nitelenmiş ve incelenmek üzere bir antropolog tarafından 1866’da Washington DC’ye davet edilmiştir.

Seksüel asiliğin estetik ikonu Rimbaud Cehennemde Bir Mevsim’i (A Season in Hell), geleneksel bir şair olan Paul Verlaine’le olan aşkından ilham alarak yazmıştır.

Şiirleriyle gay kültürünün kimliğini vurgulayan Cavafy, Hellen geçmişini yeniden inşa etmiş veyahut İskenderiye’nin altındaki homoseksüel yaşamları, erkek güzelliğini överek gün ışığına çıkarmıştır.

Hitler’in büyük aşkı Marlene Dietrich, bir yandan lezbiyenlikle ilgili şarkılar söylerken, başrol oynadığı filmde takım elbiseyle görünerek içinde gizlediği maskülinliği de en iyi şekilde göstermiş, pantolon giyme modasının kadınlar arasında çılgınlar gibi yaygınlaşmasına neden olmuştur. Bir diğer kadın idol Greta Garbo’nun, senarist Mercedes de Acosta olan ilişkisi onu lezbiyenliğiyle bilinen Kraliçe Christina rolünü oynamaya kadar götürmüştür.

Hepsi bu kadar mı?

Elbette hayır. Biz sadece buzdağının üzerinde kalan bir avuç kar tanesini sunduk. Amacımız eşcinselliğin sadece şarkıcı/türkücü sınıfından insanlara has olmadığını gösterebilmek. Ünlü ya da ünsüz. Onlar aramızdalar.

Yoksa, uzaydan mı geldiler sandınız?

Bu listede niye günümüz Türklerinden kimse yok? Açıkçası direkt kendilerini deşifre eden isimler (Küçük İskender’i saymazsak tabii) olmadığı için kimseyi zan altında bırakmak istemiyoruz ki aslında sayıca bir hayli çoklar. Verdiğimiz yabancı kaynaklarda eşcinsel Türk sanatçıların isimlerine rast gelebilirsiniz.

Gay, Lezbiyen, Biseksüel Ünlü Kadın ve Erkekler ( Özet Liste )

Edebiyat
Abu Nuwas (756-810) – Arap Şair
Arthur C. Clarke – Amerikalı Bilimkurgu Yazarı
Constantine Cavafy (1863-1933) – Yunan Şair
E.M. Forster (1879-1970) – İngiliz Yazar
Enderunlu Fazıl Bey (1759-1810) – Türk Şairi
Frank O’Hara (1926-1966) – Amerikalı Şair
Fuzuli (?-1556) – Türk Divan Şairi
Hafız (1320-1388) – İranlı Şair
Hanif Kureishi – Yazar ve Senarist (Benim Güzel Çamaşırhanem)
Hans Christian Andersen (1805-1875) – Danimarkalı Yazar
John Ashbery – Pulitzer Ödüllü Şair
Leo Tolstoy (1828-1910) – Rus Yazar
Marquis de Sade “Count Donatien Alphonse Francois de Sade” (1740-1814) – Fransız Yazar
Montaigne (1533-1592) – Fransız Deneme Yazarı, Politikacı
Nikolai (Vasil’evich) Gogol (1809-1852) – Rus Yazar, Oyun Yazarı
Paul Monette – Yazar
Renaud Camus – Fransız Yazar
Sappho (MÖ 613-565) – Yunanlı Şair
Ursula LeGuin – Amerikalı Bilimkurgu Yazarı (Mülksüzler)
Virginia Stephens Woolf (1882-1941) – İngiliz Yazar

Hükümdarlar
Ai (Yön: MÖ 6-MS 1) – Çin İmparatoru
Akhenaten (MÖ 1364-1334) – Mısır Firavunu
Amunullah Han (Yön:1919-1929) – Afgan Kralı
Anne Ioannovna (Yön:1730-1740) – Rus İmparatoriçesi
Büyük İskender (MÖ 356-323) – Makedonya Kralı
Davut (MÖ 1035?-960?) – İsrail Kralı
I. Alexander (1777-1825) – Rus Çarı
I. Richard “Aslan Yürekli Richard” (1157-1199) – İngiliz Kralı
Julius Caesar “Sezar” (MÖ 100-MS 44) – Romalı Hükümdar
Marie Antoinette (1755-1793) – Fransız Kraliçesi
Neron (Yön: 54-68) – Romalı Hükümdar
Kanuni Sultan Süleyman “Muhteşem Süleyman” (1495-1566) – Osmanlı Padişahı

Müzik
Annie Lennox – Şarkıcı
Boy George “George O’Dowd” – İngiliz Pop Şarkıcısı
David Bowie – İngiliz Rock Şarkıcısı
Elton John – İngiliz Şarkıcı
Freddie Mercurie – İngiliz Şarkıcı “Queen”
George Michael – Şarkıcı
Joe Jackson – Şarkıcı
Ludwig von Beethoven (1770-1827) – Alman Bestekar
Madonna – Pop Şarkıcısı
Peter Ilich Tchaikovsky (1840-1893) – Rus Bestekar
Pink – Pop Şarkıcısı
Rob Halford – “Judas Priest”
Tori Amos – Şarkıcı

Politika
Eleanor Roosevelt (1884-1962) – ABD First Lady’si
George Washington (1732-1799) – ABD Başkanı
Winston Churchill (1874-1965) – İngiliz Siyasetçi

Resim-Heykeltıraşlık-Mimari
Andy Warhol (1927-1987) – Amerikalı Ressam
Donatello (1386-1466) – İtalyan Heykeltıraş
Francis Bacon (1909-1992) – İrlandalı Ressam
Frida Kahlo (1907-1954) – Meksikalı Ressam
Leonardo da Vinci (1452-1519) – İtalyan Ressam ve Bilim İnsanı
Michelangelo (Buonarroti) (1475-1564) – İtalyan Mimar, Ressam, Heykeltıraş, Şair
Michelangelo Merisi da Caravaggio (1571-1610) – İtalyan Ressam
Paul Cadmus – Amerikalı Ressam
Sandro

Hazırlayan: Uğur P.
GayGaye.com Editörü

Kaynaklar:
http://www.sexuality.org/l/lesbigay/gayceleb.html
http://www.infopt.demon.co.uk/greatgay.htm
http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_gay%2C_lesbian_or_bisexual_people