Jason Welt, 27 yaşında bir boyacı. Aynı zamanda Amerika’nın New York eyaletindeki New Paltz’ın belediye başkanı. Manhattan’a 140 kilometre uzaklıkta, 6 bin kişin yaşadığı ufak bir kasaba burası.

Üniversite yıllarından beri gerçek bir aktivist West. Kendi deyimiyle nerede bir protesto, nerede bir gösteri olsa hep en başta bulunmuş bir mücadele insanı. Öyle ki bu ufak kasaba bile bütün Amerika’yı karıştırması için yetmiş West’e. Şimdi Amerika’da herkes New Paltz’ın bu aykırı adamını konuşuyor.

Onun herkesin dikkatlerini üzerine çekmesine neden olan şey, gaylerle ilgili yaptığı yuva kurma planları. Vietnam Savaşı’na, Irak’ın işgaline ve kürtajın yasaklanmasına karşı çıktığı gibi evliliğin sadece karşı cinsle yapılan bir anlaşma olmasına da karşı. O yüzden gay çiftlerin de birbirleriyle evlenebileceklerine inanıyor. Dahası, nikah kıyıyor, gay çiftleri dünya evine sokuyor.

West, uzun süredir aklında olan gaylerin de birbirleriyle evlenebilecekleri fikrini belediye başkanı olduğunda hayata geçirmeye karar verir. Zaten sürekli hukuk kitapları okuyan biri olduğundan yasalara aşinadır ve araştırmaya başlar. Bir boşluk bulmuştur. Geçen yüzyıldan kalma kanun “yapılabilir” demiyordur ama “yapılamaz” da demiyordur.

Tam o sırada Massachusetts Yüksek Mahkemesi gay evliliklerinin lehine sayılabilecek bir karar verir. Bir hafta sonra da eyalet yasaları uyarınca San Francisco’da ilk gay evliliği yapılır. Başkan Bush, sürecin önüne geçmek için gaylerin evlenmesini önleyecek bir anayasal düzenleme başlattığı sırada, West zaten uzun süredir aklında olan bu iş için acele etmesi gerektiğine karar verir.

Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği’ni arar önce. Niyetini anlatır. “Böyle böyle ben burada gayleri evlendireceğim, haberiniz olsun bana destek verin” der. Ardından hukuk bürolarını arar ve “Ben kanunda bir boşluk buldum. Belediye başkanı olarak hemcins kişileri de evlendirebiliyorum. İsterseniz araştırın” der. Ve kasabada belediye meclisine bile haber vermeden işe koyulur.

Alelacele, daha önceden tanıdığı ikisi de erkek olan Billiam van Roestenberg ve Jeffrey S. McGovan çiftine gider. “Bakıyorum ne zamandır seviyeli bir ilişkiniz var sizin. Gelin ikinizi evlendireyim” diye bir teklif götürür.

Daha nasıl olacak diye tartışırlarken kasabanın parkına bir sahne kurdurtur. Üstüne birkaç sandalye. Kiralık smokinler. Hızla hazırlanan bir pasta. Derken kısa bir tören ve ardından elektronik bir piyanonun fonda çaldığı Beatles’ın Imagine’i eşliğinde ilk dans.

West 2004’ün 27 Şubat’ında ilk gay nikahını kıymıştır bile. Kendisi için de bir milat sayılacak olan bu çifti o kadar çok benimsemiştir ki, yeni evlilerin evini bile boyar heyecandan.

West, araladığı kapıdan ne kadar çok gay çift geçirirse bu işin o kadar kolay kabul edileceğine inanır. Bir ayda 25 gay çiftin hayatını birleştirir. Ama Amerikan demokrasisinin muhafazakar çarkları West’i fark etmekte geç kalmaz. Eyalet mahkemesinden çıkan bir karar ile nikahlar durdurulur ve West hakkında izinsiz hemcins evlendirmekten hapis istemiyle dava açılır.

West için yaptığı bu şey aslında herhangi bir sivil hak mücadelesinden farklı değil: “Tarih bilmek, bu mücadelenin nerelerden geldiğini kavramak zorundasınız. Aktivizm 60’larda başlamadı. 30’larda işçi hareketi, geçen yüzyılın başında anarşizm, 1880’lerde popülizm, ondan öncede Amerikan İç Savaşı ve Toparlanma dönemi vardı. Bizim burada yaptığımız hep bu mücadelelerin devamı. Daha farklı değil.”

West, peşinde koştuğu idealler nedeni ile başta gayler olmak üzere pek çok kesimden övgüler alırken, muhafazakar Amerikalılar ise West’i topa tutuyor. Oportünist, ünlü olmaya çalışan, kurnaz, ne dediğini bilmeyen cahil çocuk, kızgın Amerikalıların West’e yakıştırdıkları sıfatlardan sadece birkaçı.

Ancak kendi kasabası New Paltz’da halk onu şimdiden bir kahraman gibi görüyor. Kasabanın biracısı, West için özel bir bira üretmiş örneğin: “Hapishaneden çıkış birası”. 24 yaşındaki kız kardeşi ise, ona yöneltilen eleştiriler için abisine haksızlık yapıldığını düşünüyor.