Eşcinselliğin tarihi konusunda da epeyi yanlış inanç dolaşır ortalıkta. Örneğin, antik Yunan’daki eşcinsellik konusunda duymadığı şey kalmayan günümüz insanı eşcinselliği yalnızca antik Yunanlıların sosyal açıdan kabul edilebilir buldukları izlenimine kapılabilir. Aslında antik Keltler, Almanlar ve Persler de bunu görmezden geldiler ya da hoşgörüyle karşıladılar. Ancak, her toplumda eşcinsellik büyük ölçüde askeriyenin kaymak tabakasıyla sınırlı kaldı. Yunanistan’da eşcinsellik MÖ yaklaşık beşinci yüzyılda azalmaya başladı ama bunun nedeni ahlakçıların bu işi kötü olarak nitelemeleri değildi. Azalmanın nedeni aristokrasiden kaynaklanıyordu ve beşinci yüzyıl da (Demokrasi Çağı) aristokrasinin yüzyılıydı.

Eşcinselliğe ilişkin diğer bir yanlış inanç da daha yeni ortaya çıkmaya başladığıdır. Aslında, günümüzde giderek artan oranda eşcinsel, geçmişe kıyasla cinsel kimliğini daha kolay açıklayabiliyorsa da, on yedinci yüzyıldan itibaren insanlar kendilerini eşcinsel olarak adlandırmaya başladılar. O tarihte, kente denizcilerin doluşmasına yol açan modern İngiliz donanmasının doğuşuna bağlı olarak özellikle Londra’da bir eşcinsel alt kültürü ortaya çıkmaya başladı.

Londra’daki eşcinsel kulüplerine gitmek istemeyen İngilizler, on sekizinci yüzyıldan itibaren, kıta Avrupa’sındaki benzer kulüplerde eğlenebiliyordu. Tarihçiler Fransa, Hollanda, Almanya ve İtalya’da “homo-erotik kulüp” adı verilen yerler buldular. Görünüşe bakılırsa İngiliz eşcinseller kendi ülkelerinden ziyade Avrupa’daki bir eşcinsel kulübe gitmenin daha az risk yarattığını düşünüyordu. Büyük Avrupa turunun “büyük” olarak adlandırılmasının nedenlerinden biri de İngilizlerin cinsel isteklerini Avrupa’da İngiltere’ye kıyasla daha kolay doyurabilmeleriydi. Eşcinsel olanlar kadar olmayanlar için de geçerliydi bu durum.

Aslında, eşcinsellik antik Yuna-Roma dönemlerine kıyasla günümüzde daha rahat yaşanıyor. Ama Avrupa’nın en önemli tarihsel kişilerinden bazıları açıkça eşcinseldi. İngiltere’de Aslan Yürekli Richard ve II. Edward her açıdan tam bir eşcinseldi, en azından kendi çevrelerinde. Fransız I. Philip de öyle. Hatta aşığını kardinal olarak bile atadı Philip. (Papa II. Urban’ın bu ilişkiden haberdar olduğu söylenir.)

Eşcinsellik Batı’da en azından İsa’nın doğumundan sonra kuşkuyla karşılanmıştır ama hep tehlikeli görülmemiştir. Yale Üniversitesi’nden Profesör John Boswell, bu konudaki öncü çalışmasında, Hıristiyanlığın ilk beş yüz yılı içinde eşcinselliğin epeyi hoş görüldüğünü saptar. “Hıristiyanlık iki yüzyılı aşkın bir süredir devlet dini olmasına rağmen” Roma İmparatorluğu ancak MS altıncı yüzyılda eşcinsel davranışı yasadışı ilan eder. Profesör Boswell’e göre, Orta Çağ’ın ilk dönemlerinde eşcinsellik zinadan daha hafif suç olarak görülürdü. Örneğin, sekizinci yüzyılda, Papa Aziz II. Gregory’nin, papazlara ava gittikleri için verdiği ceza eşcinsel ilişkiye kıyasla daha şiddetliydi. (Kefaret cezası eşcinsel ilişkiye girilirse bir yıl, ava gidilirse üç yıldı.) Eşcinsel ilişkiye yönelik açık ve şiddetli düşmanlık geleneği on ikinci yüzyılda başlar. O dönemde, eşcinsel davranışın halkın gözündeki imajı “varlıklı azınlığın, şiirlerde anlatılıp dalga geçilen kişisel tercihi olmaktan çıkıp tehlikeli, sosyal hayata ters düşen günahkar bir sapıklığa” dönüşür.

Bu arada, Eski Ahit’te eşcinselliğin şeytan işi olduğuna ilişkin bir söz yoktur. Eşcinsel davranışlardan tek bahseden Levi’de ise, İncil bu eylemi “iğrenç” olarak nitelendirir. Ama iğrenç kişiler şeytan değildir. John Boswell’e göre iğrençlik, “Domuz eti yemek ya da adet döneminde cinsel ilişkiye girmek gibi Musevi ibadetine ters düşen bir şeydi.”

İşin dikkat çeken bir yanı şu ki, Yahudilerin katledilmesi eşcinsellerin katledilmesiyle aynı dönemde başlamıştır. Tarihte olayların gelişme tarzı böyle olmuş hep. Örneğin, Naziler Yahudilerin yanı sıra eşcinsellerin de peşine düşmüşler ve 220 binden fazla eşcinseli öldürmüşlerdir.

Nazilerin üst kademelerinde çok sayıda eşcinsel bulunduğu söylenir ama görünüşe göre sayıları sadece bir taneydi: Ernest Röhm, SA komutanı. Ve Hitler, 1934’te Uzun Bıçaklar Gecesi’nde ortadan kaldırır onu. Röhm, serseri Kahverengi Gömleklileri sıkı birer savaşçıya dönüştürmede faydalı olduğu sürece hayatta kalmıştır.

Richard Shenkman
Tarihin Büyük Yalanları