Non-Binary Röportaj

Can, Arin ve Kaya ile röportaj...

Herkese esenlikler. Nonbinary konusunda tekrardan buradayım. Yazdığım yazının ardından  NB bireylerin daha iyi anlaşılabilmesi için farklı yaşantılardan birkaç arkadaşımız ile röportaj yapmaya karar verdim. Umarım kendini bulmaya çalışan arkadaşlar için de biraz aydınlatıcı olabilir. Geriye kalan herkesin de Nonbinary görünürlüğünü kabul etmesi ümidiyle diyorum. İyi okumalar

Öncelikle kendini tanıtır mısın bizlere?

Can:  Merhaba! Ben Can Altemur. 20 yaşındayım, bilgisayar mühendisliği 3. Sınıf Öğrencisiyim. Bu yıl da 2. bölüm olarak işletmeye başladım. Bunların dışında modellik yapıyorum, YouTuber’ım ve amatör bir tasarımcıyım.

Arin: Ben Arin. 25 yaşındayım. Bilim ve sanata çocukluğumdan beri ilgi duyuyorum. İkisini harmanlayan bir alan olan felsefe bölümünü okuyorum. Okumayı ve araştırmayı çok seviyorum. Özellikle evrimsel biyoloji ve genetik konularında makale okumaktan hoşlanıyorum. Kitaplar hayatımın her daim merkezinde yer alıyor. Spekülatif kurgu ile ilgileniyorum bu alanda kendimi geliştirmek ve bir şeyler üretmek en büyük isteğim.

Kaya:  Merhabalar, ben Kaya. 21 yaşında bir öğrenciyim. Bilime olduğu kadar fantastik evrenlere oldukça meraklı biriyim. Hep kullandığım bir cümle vardır “kendimi bildim bileli okur, yazar ama çizemem.” Yarı insan, yarı Paladin olarak hayatıma devam ediyorum. 🙂

Nonbinary terimini ne zaman öğrendin? Ve kendine evet ben buyum diyebildin?

Can: Non binary tanımına yıllar önce bir blogda denk geldim, ne olduğunu öğrendiğimde bu kesinlikle benim dedim.

Arin: Trans birey olduğumu beş yaşımdan beri biliyordum. Cinsel kimlik konusunda hep sorunlarım vardı. Ama kendime tam olarak trans erkek diyemiyordum bir şeyler eksikti. Çok takıntılıydım bu konuda aşırı araştırıyordum. Çok iyi hatırlıyorum yedi yıl önce Tumblrda takılırken trans bireylerin profillerini incelemeye başladım işte o an baya şaşırdım. Çünkü Yurtdışındaki trans bireyler kendilerini nonbinary, genderfluid, Demi boy , demi girl, agender gibi  daha önce hiç duymadığım bir sürü farklı kimliklerle tanımlıyorlardı. Oradan görüp nonbinary kavramını araştırdığımda tam olarak işte bu dedim.

Kaya:  Yaklaşık 7 sene önce nonbinary terimini öğrenmiş olsam da “gerçekte” nonbinary olmanın ne demek olduğunu 3 sene önce öğrendim. Kendimi sorgulama, öğrenme, reddetme ve kabullenme aşamalarımdan sonra evet ben nonbinary diyebilmem 2 sene önce oldu.

Nonbinary olmanın değişken bir şey olduğunu bir gün hayır ben sabit cinsiyetteyim diyebilirim diye düşünüyor musun?

Can: Atanmış cinsiyetime ait vücudumdan memnunum, değiştirmek istemezdim sanırım ancak yakışıklı veya güzel  kavramlarından birini seçmem gerekseydi güzel olduğumu düşünüyorum derdim.

Arin: Kendimi hiçbir zaman kadın veya erkek olarak sabit bir cinsiyette tanımlayamadım ve tanımlayabileceğimi de düşünmüyorum çünkü cinsel kimliğin değişen bir şey olduğunu düşünmüyorum. Genderfluid bireylerde olduğu gibi akışkan olabilir ama değişen bir durum olduğunu sanmıyorum.

Kaya:  Bana göre insanın kendini herhangi bir etiketle sınırlandırması doğru değil. Bu tarz tanımlar genel olarak insanın kendini yalnız hissetmemesi, onun gibi başka insanların da varolduğunu bilmesi için var. Bazen bunu çok unutuyoruz.

Kendini nonbinary olarak tanımlayan bir birey daha sonrasında başka bir cinsiyetle tanımlayabilir. Bu sadece cinsiyet kimliği değil cinsel yönelimler için de geçerli olabilir. Çünkü birçoğumuz kendimizi tanımayı, gerçeklerle yüzleşmeyi o kadar uzun süre erteliyoruz ki sonunda kim olduğumuz unutuyoruz. Tekrar arama sürecindeyken farklı yollara sapmadan da doğru yolu bulamıyoruz.

Nonbinary şemsiyesi altında kendini nerede görüyorsun?

Can: Bu soruya tam olarak nasıl bir cevap vereceğimi tam olarak bilmiyorum ancak sadece kendim olmaya, Can olmaya çalışıyorum. Basit cinsiyet kalıplarının ve toplum baskısının beni ben olmaktan alıkoymasına izin vermiyorum. Kendimi Can olarak hiçbir zaman ikili cinsiyet sisteminin içinde hissetmedim. Cinsiyet içeren hitap şekillerini de sevmiyorum…

Arin: Açıkçası nonbinary çatısı altındaki terimlerin hepsinden kendimde bir parça gördüğüm için direk nonbinary terimini kullanıyorum. Ama bazen agender terimini kendime daha yakın bulduğumda oluyor.

Kaya: İşin aslı spesifik olarak kendimi bir noktada belirtmeyi sevmiyorum. Çünkü nonbinary bile açıklaması oldukça zor olan bir terimken insanlara, ve hatta bazen kendime, agenderım diye anlatmak zor oluyor. Ve genellikle terimler ne kadar kapsayıcı olursa olsun şu terim tamamen beni anlatıyor diyemiyorum. Nonbinary, agender, androgynous, genderqueer, gender neutral… Bunları hep parçasını taşıdığım terimler. Bu yüzden işin kolayına kaçarak nonbinaryim diyorum.

Açık kimlikli bir birey misin?

Can: Evet öyleyim. Ailem ve arkadaşlarım benim en büyük destekçilerim. Onlara sahip olduğum için çok şanslıyım.

Arin: Genel olarak hayatım konusunda özellikle de özel yaşantım konusunda açık biri değilim. Saklamaya da çalışmıyorum. Karşımdaki insanları alıp ben buyum diye durduk yere onlara açılmak bana saçma geliyor. Benim açılmamada gerek kalmıyor gerçi tanıştığım insanlar istisnasız bir şekilde garip biri olduğumu ve bana kadın veya erkek diyemediklerini farklı bir enerjim olduğunu söylüyorlar. Böylesi bana daha iyi gibi geliyor

Kaya: Sosyal çevreme (arkadaşlarım, sosyal medyadaki varoluşum, okulum, iş ortamlarım da dahil olmak üzere) açık kimlikliyim. Aileme karşı tam olarak açık değilim. Zaten hiçbir zaman da tam olarak açık olabileceğimi düşünmüyorum. Sadece ailedeki bir kişi nonbinary kimliğimle beni tanıyor.

Toplumda kimliğin olumsuz durumlar yaratıyor mu?

Can: Hayır buna izin vermiyorum. Sadece daima gözler üzerimde oluyor, insanlar beni kendi kafalarının içindeki belli bir kalıba sokmaya çalışıyorlar. Bunu tam yapamadıkları için bu kadar çok ve uzun süreli baktıklarını düşünüyorum.

Arin: Kamusal alana çıktığın anda olumsuz durumlarla karşılaşmaya başlıyorsun. Tanımadığın insanlar çok rahat hakarette ve sözlü tacizde bulunabiliyorlar. Veya kıyafet alışverişi yaparken insanların rahatsız edici jest ve mimiklerine ayrıca fısıldaşmalarına maruz kalabiliyorsun. Tuvalet olayı büyük bir sorun zaten. Hangisine girsen dert. Bir kere kadınlar tuvaletinde kafama çanta yemişliğim bile var 😅 sınavlara girerken kadın polisin olduğu kısımda sıraya girdiğimde diğer kızların bakışlarının dik ve rahatsız edici olduğunu çok net hatırlıyorum. Hayatta diğer insanlar için sıradan olan birçok şey bizim için çok zor kısacası.

Kaya: Buna kısaca yaratmıyor deyip geçmeyi  o kadar çok isterdim ki. Maalesef durumlar pek öyle değil. Kalabalık, küçük kentlere kıyasla daha açık görüşlü bir kentte yaşıyorum. Bunun işlerin kolaylaştırdığı noktalar olduğu kadar zorlaştırdığı noktalar da var. Her toplu taşımaya bindiğinde, sokağa adım attığında ve hatta sesini çıkarttığında sana dönen bakışlar, insanların aralarındaki fısıldaşmaları, hakaretler, tehditler… İnsanımız henüz herkesin aynı olmadığını bazı insanların kendinden farklı olabileceğini öğrenebilmiş değil. Fakat kendi sosyal çevrem konusunda o kadar şanslıyım ki. Seçilmiş ailemle gurur duyuyorum.

Hepsi destekleyici, anlayışlı ve öğrenmeye açık insanlar. Bu yüzden yalnız savaşmak zorunda kalmıyorum çoğu şeyle. Büyük bir güç bu.

Okul ve iş yaşamında ne gibi sorunlarla karşılaştın?

Can: Okulumda ve iş hayatımda son zamanlarda herhangi bir sorunla karşılaşmadım. Belki nasıl diyeceksiniz ama bunun cevabı nerede nasıl hareket etmem gerektiğimi bilmemden kaynaklanıyor olabilir. Lisede çok sıkıntı yaşıyordum ama… Sesimle ve görünüşümle hep dalga geçerlerdi. Bu hep içimdeki derin bir yara olarak kalacak, keşke geçmişteki Can’a gidip ilerde her şeyin çok güzel olacağını söyleyip sarılabilseydim…

Arin: Okul ve iş yaşantımda sorunlar yaşamadım. Girdiğim ortamlarda genelde kişiliğim ve düşünce yapımla ön plana çıkıyorum sanırım ve bu noktada cinsel kimlik olaylarına takılmıyorlar ya da umursamıyorlar galiba.

Kaya: Sanırım biraz renkli bir kişiliğe sahip olduğumdan cinsiyet kimliğim çok ön plana çıkmıyor. Daha öncesinde yargılandığım çok daha fazla şey var. Hem okuyup hem çalışan insanlardanım. Okul hayatımda olduğum noktayı oldukça dikkatli seçtiğim için fazla bir problem yaşamıyorum. Fakat yabancı dil öğrencisiyim ve insanlara “they/them” kullanması gerektiğini anlatmak bazen yorucu oluyor. Evet Türkiye’de yaşamama rağmen pronounlar ile ilgili sıkıntı çekiyorum. Ben de düşünmezdim pek. Fakat bu tarz durumlara artık alışık olduğum için bana they/them ile beni referans etmeyeceksen benim hakkımda konuşma diyerek işin içinden sıyrılıyorum. İş hayatımda ise içinde bulunduğum sektör açık görüşlü ve beraber çalıştığım insanlar da aynı şekilde. Bu yüzden herhangi bir sıkıntı yaşamıyorum.

Türkiye’ de nonbinary görünürlüğü hakkında neler düşünüyorsun?

Can: Non binary ülkemizde çok yeni bir kavram bence, insanlar yeni yeni öğrenip bilgi sahibi oluyorlar. Buna rağmen LGBTİQ+ ailemizde bir çok Non binary bireyimiz mevcut. Hepsi yavaş yavaş kendini keşfediyor ve ben buyum diyebiliyorlar.

Arin: Türkiye’de nonbinary görünürlüğünü bırak LGBTi görünürlüğü bile çok az. Ayrıca nonbinary kimliğini LGBTi bireyleri bile pek bilmiyor. Daha önceden söylediğim gibi ben yabancı trans bireylerden ve yabancı kaynaklardan araştırabildim. Türkçe kaynak sıkıntısı var her şeyden önce. Birde şöyle bir olay yaşadım

Sınavdan çıkışta eve gitmek için beklerken başka bir kız yanıma geldi tanıştık falan kız psikologmuş konu konuyu açtı kız sadece genel olarak eşcinseller hakkında azıcık bilgiye sahipti  trans bireylere ve diğer kimliklere karşı çok yabancıydı. Anlattığımda şaşırarak dinledi hatta. Bu konularda genel olarak çalışmalar çok az düşün kendi alanları içine bu konular giren kişiler bile konudan bir haber. Ama Dünya ve Türkiye’de LGBTi hareketlerinin büyümesi ve insanların eskiye göre bu konulara karşı daha ılımlı olması görünürlüğün artacağı yönünde beni umutlandırıyor.

Kaya: Ne görünürlüğünden bahsediyoruz. Bazı LGBT+ toplulukları nonbinarynin ne demek olduğunu bile bilmiyor. LGBT+ bireylere bile nonbinaryi açıklamak zorunda kalıyoruz. Ve ne kadar çok LGBT+ bireyinin, konu nonbinarye geldiğini görünce, transfobik olduğunu görseniz şaşarsınız. Artık olayı dalgaya vurarak insanların aklını daha çok karıştırıyorum bazen. Bir noktada insan olduğuma dair bile şüpheye düşürüyorum. 😀

Kendimizi daha iyi ifade edebilmek, daha görünür olmak için neler yapabiliriz?

Can: Bence ilk başta kendimizi kabul edip sevmeliyiz, ruhumuzu beslemeliyiz. Çevremize kendimizi düzgünce izah edip onların desteğini de alarak beraber ışığımızı yaymalıyız. Cesur olmak zorundayız ve haksızlıklara, zorbalıklara sessiz kalmamalıyız çünkü bize biz sahip çıkmazsak kimse sahip çıkmaz.

Arin: Öncelikle yaşadığımız toplumun yapısını biliyoruz. Onlarla zıtlaşmadan, değerlerini küçümseyici yollara sapmadan uzlaşmanın bir yolunu bularak yaşadığımız olumsuzlukları görmelerini ve tek istediğinizin eşit haklar olduğunu onlara anlatmalıyız. Kendini ifade edebilmenin en iyi yolları sanat ve bilimdir bana göre. Çok çalışmalıyız ve bu yollarla anlatacaklarımızı temellendirmeli ve toplumumuzu bilinçlendirmeliyiz. Halkımız hâla eşcinselliği ve trans birey olmayı sadece cinsel hazlar için ve istenilerek seçilen bir şey olduğunu sanıyor ne yazık ki. Bu algıyı yıkmalıyız her şeyden önce. Bunun sadece cinsellik ile ilgili olmadığını anlamalarını sağlamalıyız. Bilimsel çalışmalarla birlikte mantıklı bir şekilde ve iyi bir üslupla anlatıldığında homofobik kişilerin bile değiştiğini gördüm.

Kaya:  Eğitim, eğitim, eğitim! Nonbinarylere karşı olan bu yaklaşım genellikle anlaşılmamaktan kaynaklanıyor çünkü. Eğer gerekliyse alıp tek tek herkese anlatmalıyız. ve buna LGBT+ bireylerinden başlamalıyız. Bıkmadan, usanmadan, dilimizde tüy bitene kadar anlatmamız gerekiyor kendimizi. Kendi çevremizden başlayarak bir duyarlılık oluşturmaya başlamalıyız. Tanıdığım zamanlarda transfobik olup da şimdi normal konuşma dilinde bile insanları incitmemek için cinsiyetsiz kelimeler tercih eden insanlar tanıyorum. Açık konuşayım, ben bile ilk nonbinary kelimesini Türkçe arattığımda “bu ne ya?” dedim. O kadar kötü kaynaklar vardı ki anlaşılmaktan çok insanları nefrete iten açıklamalar bulunuyor. Doğru kaynağa ulaşılmasını kolaylaştırmak özellikle Türkçe kaynak oluşturmalıyız.

İlişkilerde yaşadığın sorunlar oluyor mu?

Can: Hiç gerçek bir ilişkim olmadı sanırım. Ancak bazen beni yeterince erkeksi görmedikleri ve bunu bana karşı ifade ettikleri için eksik/yetersiz hissettiğim zamanlar olabiliyor…

Arin: Evet cinsel kimliğim galiba hayatımda en çok ilişkilerimi olumsuz yönde etkiledi. Lezbiyen ve biseksüel partnerlerim baştan nonbinary birey olduğumu söylememe rağmen sadece kadınmışım gibi davranıp hitap ediyorlardı. Beni anlamaya çalışmıyorlardı olduğum gibi kabul etmiyorlar değiştirmeye çalışıyorlardı. Yaşadığımız kimlik krizi çok sarsıcı zaten. Bu yüzden partnerlerimizin tutumu gerçekten çok önemli bu konuda. Heteroseksüel kadın partnerlerimle cinsel kimliğim konusunda rahattım ve bu konuda hiç incinmedim ama bu seferde onların hayatlarını olumsuz etkiliyorum gibi geldiği için ve heteroseksüel oldukları için daha rahat bir hayatları olacağını düşündüğüm için kendimden uzaklaştırmak zorunda kaldım. Cinsel kimliğimin etkilemediği tek huzurlu ilişkim panseksüel partnerimleydi.

Kaya: Partnerimle tanıştığımızda açık kimlikli değildim. İlişkinin ortasında ona açıklama yapmak zorunda kaldım. Kendimi onu kandırıyormuş gibi hissettiğim duygusundan alıkoyamıyordum kendimi. LGBT+ bireyi olduğumu cinsel yönelimim sayesinde zaten biliyordu. Cinsel kimlik konularında da sohbet ede ede bilgilenmesini sağladım. Oturup her şeyi ayrıntısıyla anlattım, kendimi nasıl hissetiğimden, nonbinarynin ne olduğundan, bunun benim hayatımın neresinde olduğundan, hayatımda değiştirmek istediğim şeylerden vs. Bu noktada hayatımda gördüğüm en güzel desteklerden birini gördüm. Partnerim beni ben olduğum için

Partnerim beni ben olduğum için sevdiğini ve cinsiyet kimliğimin onun için bir önemi olmadığından bahsetti. Fakat yine de alışma sürecimiz biraz sancılıydı. Bu noktada ona uzun bir süre verdim çünkü her ne kadar bu süreç benim için zorluysa onun için de zorluydu. Birçok kez ona tekrar tekrar bir şeyleri anlattım. Onun gösterdiği anlayışı ben de ona gösterdim. Zamanla bu konuda bir sorunumuz kalmadı. Hatta girmek istediğim birkaç ameliyattan da haberdar, bunu açıklarken oldukça korkarak bahsetsem de ondan destek olmak oldukça önemliydi benim için.

Sabit kimlikli bir transgendera göre daha az kabul görebiliyoruz kendini lezbiyen, trans erkek olarak tanıyanlar oluyor ülkemizde kabul görmeyecegini düşündüğü için bu durum ciddi şeyler yarattı mı?

Can:  Öncelikle şunu çok açık bir şekilde söylemek istiyorum, ben kimseden kabul beklemiyorum. Öncelikli amacım Can olmak. Ben benim ve beni kabul eden, hayatında isteyen insan her şekilde kabul eder. Etmeyen olursa da çok umrumda olmaz şahsen, hayat bu tarz şeylere takılmak için fazla kısa…

Arin: Nonbinary bir birey olunca yönelimini anlatmak gerçekten güçleşiyor. Kadınlardan hoşlanıyorum biyolojik olarak kadınım ama cinsel kimliğim kadın değil bu yüzden lezbiyenim demek yanlış oluyor. Cinsel kimlik olayında da aynısı geçerli Sırf birileri bizi daha rahat anlasın, kabul görmemiz daha rahat olsun diye lezbiyen ve trans erkek gibi onun bildiğini düşündüğümüz ama bizi tanımlamayan kavramların arkasına sığınmamalıyız. Bu kimliklere tamamen yabancı olan birine trans bireyim diyerek anlatmaya başlamak bence en iyi yol sonuçta nonbinary trans kimliğin çatısı altında olan bir kimlik.

Kaya: Bazen kendimi trans olarak tanıtıyorum. Bazı insanlara laf anlatmak gerçekten güç çünkü. Nonbinaryim demek yerine trans nonbinaryim demek çok daha kolay anlaşılıyor. Çünkü insanların kafası hep ikili sisteme göre kodlanmış. Anladıkları dilden konuşmak gerekiyor. Sonuç olarak nonbinary de trans şemsiyesi altında olduğundan bunun bir problem olduğunu düşünmüyorum.

Soruları cevapladığın için teşekkürler 🙂 Son sözlerini alarak sonlandıralım

Can: Eğer bunları okuduysan son olarak birkaç tavsiye vermek istiyorum, bunu yapmak istememin sebebi zamanında bana bunları bana kimsenin söylememiş olması… Unutma ki bu dünyada senden başka bir tane bile yok. Başka insanlara benzemek yerine kendi gerçek benliğini bul. Özgün ol. Kendini daima olduğun gibi sev ve başka insanlarla kıyaslama. Kendine daima güven. Üzgün zamanlarında önündeki güzel geleceğini düşün. Son olarak da zorbalığa karşı asla ama asla sessiz kalma. Okuduğunuz için çok teşekkür ederim, güzel şeyler daima sizinle olsun.

Arin: Ben teşekkür ederim asıl. Anlatma şansı verdiğin ve görünürlük açısından çaba gösterdiğin için. Son olarak söyleyeceğim şey çoğumuz kendimizi bulmak için o kadar zaman harcıyoruz ve beynimiz bu konuyla o kadar meşgul oluyorki hayatı kaçırabiliyoruz bir noktada. Kariyer ve hayatını düzene sokma gibi konularda geride kalıyoruz. Kendini bulma sürecinde belirsizliklerin içinde sürükleniyoruz ve bu çok yıpratıcı. Olabildiğince çok kişiye ulaşıp özelliklede genel olarak toplumda farkındalık yaratmalıyızki bu dezavantajı ortadan kaldıralım.

Kaya:  Ben teşekkür ederim anlatma fırsatı sunduğunuz için. Henüz sorgulama aşamasında olan insanlara şunları söylemek isterim, kimseye bir açıklama yapmak zorunda değilsiniz. Benim bunu kendime anlatabilmem çok uzun sürmüştü. Nasıl yaşamak istiyorsanız öyle yaşayın, insanların bunu anlaması ya da anlamaması sizin için çok büyük bir etken olmasın. Ufacık ömrümüzde de biraz kendimiz için yaşayalım. Sormaktan, öğrenmekten, özellikle de yardım için birilerine ulaşmaktan korkmayın. Hepimiz birbirimize destek olmak için bir arada olmalıyız. Huzurlu günlerin bir hayal olmadığı zamanlara kısaca varabilmek umuduyla diyelim o zaman.

lgbti.org'a Google News'te Abone Ol! İlk senin haberin olsun! lgbti.org'a Google News'te Abone Ol! İlk senin haberin olsun!

Sirius

Elçin Ateme

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
footer