Almanya › Türkiye LGBTİ Birliği

Etiket "Almanya"

Eşcinsellik Hastalık Değildir

Alman hükümeti “Eşcinsellik dönüşüm terapilerini” yasaklamaya hazırlanıyor. Sağlık Bakanı Spahn, eşcinselliğin hastalık olmadığını, tedavi edilemeyeceğini söyledi Almanya’da homofobik bir uygulama olan “Eşcinsellik dönüşüm terapileri” yasaklanacak. Almanya Sağlık Bakanı, “Eşcinsellik hastalık değildir. O yüzden ‘terapi’ kelimesinin kullanılması başlı başına yanıltıcıdır” dedi Federal hükümetin Çarşamba günü aldığı karar doğrultusunda, “eşcinsellik tedavileri” olarak bilinen eşcinsellere yönelik “dönüşüm terapilerinin” uygulanması yasaklanacak. Yasağa uymayanlara para ve bir yıla kadar hapis cezası verilecek. Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan

Almanya’daki LGBTİ Mülteciler İçin Rehber

Almanya’daki lezbiyen, gey, biseksüel, trans ve interseks (LGBTİ) mülteciler için rehber.. 1. Almanya’daki LGBTİ mülteci koruması 1.1 LGBTİ bireyleri Almanya’da hangi durumda iltica hakkına sahip olur? Bir birey, lezbiyen, gey, biseksüel, trans ya da interseks olmasından dolayı takip altındaysa bu durum, Almanya’dan iltica talep etmek için geçerli bir dayanaktır. Takip, burada kişinin cinsel yönelimi ya da cinsel kimliği nedeniyle kendi ülkesinde ağır şiddet, ölüm, hapis ya da diğer insanlık dışı

Almanya’da Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Almanya’da cinsiyet, köken, ten rengi, din veya cinsel kimlik nedeniyle insanları ayrımcılığa veya şiddete maruz kılmak yasaktır ve ceza hukuku açısından kovuşturulabilir. Cinsiyet, köken, ten rengi, din veya cinsel kimlik açısından konut içerisinde veya dışında, örneğin resmi kurumlarda veya alışveriş esnasında ayrımcılığa maruz kalınırsa ya da tehdit edilmiş duygusu oluşursa derhal kurumun personeliyle iletişime geçilmesi, emniyete başvurulması (Telefon numarası: 110) ya da ilgili danışma merkezine (bkz. Alttaki iletişim bilgilerine) gidilmesi

Dr. Magnus Hirschfield

Dr. Magnus Hirschfield 1910’de Berlin’de Cinsel Bilim Enstitüsü’nü kurmuş bir bilim adamıydı. Eşcinsellerin karşılaştığı sorunlara karşı dünya tarihinde ilk kez böyle bir kurum oluşturuluyordu. Bu nedenle eşcinsel hareketin başlangıcı bu tarihlere dayandırılabilir. Hirschfield 1903’te eşcinsel davranışlar konusundaki ilk araştırmayı yaptı ve Enstitü’nün kurulmasından sonra ise Anders als die Anderen (Ötekilerden Farklı) adındaki ilk eşcinsel temalı filmi çekti. Amerikalı gazeteciler Hirschfield’e Cinselliğin Einstein’ı adını takmıştı. Hirschfield ise “Einstein’a Fiziğin Hirschfield’i deseniz

Nazi Almanyası’nda Eşcinsellik

1970’lere kadar Nazilerin eşcinsellere hoşgörüyle baktıkları görüşü egemendi. Bunun bir nedeni yaptıkları zulmü hafifletmek, bir nedeni de Nazi imgesinde bastırılmış bir homo-erotizm bulunmasıydı. Ancak 1970’lerde yapılan araştırmalar ve yazılan makalelerle Nazilerin eşcinsellik karşıtı kanunlar çıkardığı, Magnus Hirschfiedl tarafından kurulan Cinsel Araştırmalar Enstitüsü’nü kapattıkları ve yok edilmesi gerekenler listesine eşcinselleri de ekledikleri ortaya çıktı. Yani dünya bir şekilde Nazilerin yaptığı “eşcinsel katliamını” unutmuştu. Son yıllarda aktivistlerin çalışmaları, Martin Shaw tarafından yazılan