Bitmeyen Mücadele

Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de kadınlar, eğitim hakkını mücadele ederek aldılar; bu hak, onlardan esirgenmişti. Tanzimat dönemi ile birlikte ilk kız okulları açılmaya başladı. 1842’de Avrupa’dan getirilen ebe kadınların, Tıbbiye’ye verdikleri kurslarla başlayan kadınlara mesleki eğitim çalışmaları, 1858’de ilk kız rüştiyelerinin açılması ile yeni bir evreye girdi. Ancak kadın öğretmen yoktu ve kız çocukların erkek öğretmenlerle bir arada bulunmaları hoş karşılanmıyordu. 1860’larda ilk kız öğretmen okulları açıldı. 1869’da Yedikule’de kadınlar için mesleki eğitime yönelik ilk Kız Sanayi Mektebi açıldı. Bunu, 1878’de Üsküdar Kız Sanayi Mektebi ve 1879’da Aksaray ve Cağaloğlu Kız Sanayi Mektebleri izledi. Okulların sayısının artmasında kadınların, kız okullarının açılması, kız çocuklarının eğitim giderlerinin karşılanması taleplerini sürekli gündemde tutmasının da rolü vardı.

1913’te Kız Rüştiyeleri altı yıllık kız okulları haline getirildi ve aynı yıl Redif Paşa Konağı’nda ilk kız lisesi açıldı. İstanbul dışında kız liselerinin açılması için 1922’yi beklemek gerekecekti. 7 Şubat 1914’te Darülfünün’un (bugünkü İstanbul Üniversitesi) Konferans Salonu’nda haftada dört gün olmak üzere kadınlara açık konferanslar verilmeye başlanıldı. Üniversiteye kadın öğrenciler 12 Eylül 1914’te alınmaya başlandı ve edebiyat, matematik, tabiat ve güzel sanatlar derslerinin verildiği İnas Darülfünunu (Kadın Üniversitesi) açıldı.

1921’de kız öğrenciler, erkek öğrencilerin sınıflarını işgal ederek, erkeklerle birlikte derse girmeyi talep ettiler. Bu boykot sonucunda üniversitede karma eğitim başladı. Nihayet 3 Mart 1924’te Tevhidi Tedrisat Kanunu yürürlüğe girdi. Kız ve erkek öğrenciler aynı eğitim sistemi içine alındı.

Ancak eğitim sisteminde eşitlik yönünde gerçekleştirilen bu yasal düzenlemeler, güncel yaşamda beklenen sonuçları vermedi. Kız öğrencilerin sayısı, bugün bile erkek öğrencilere oranla oldukça düşük. Ayrıca, erkeklerle aynı eğitimi alan kız mezunlar da, pratik yaşamda geleneksel ve hatta bürokratik engellerle karşılaşıyorlar. İlgili fakülte eğitimini başarıyla tamamlamış kadınların, 1989 yılına kadar kaymakam olarak atanmaması, bu engellemelerden sadece biri.

Kaynak

Kadın Eserleri Kütüphanesi
2000 Ajandası

kadinlar.com – 04 Ekim 2001