Merhaba.. Öncelikle bize kısaca kendinden bahseder misin? George Khotivari kimdir?

1989 yılında Gürcistan’da dünyaya geldim. İlkokulu Gürcistan’da özel konservatuvar tiyatrodan mezun olarak tamamlayıp, ortaokulu ise Türkiye’de Ekişehir’de okudum.Bir çok ünlü isimle vokal ve dansçı olarak çalıştım. Türkiye’de benim için televizyon hayatı 2005 yılında Gülben Ergen ile başladı. 2012’de ise Zuhal Topal ile başlayan serüvenim; Hande Ataizi, Esra Erol, Sinem Yıldız ve Seda Sayan gibi isimlerin sunmakta olduğu izdivaç programlarında evlenmek üzere yer alarak devam etti. Bu yüzdendir ki bir çok sansasyonel haberde yer aldım.

Geçmişte bir takım haberlerde yer almıştın; porno starı olduğuna dair..?

Geçmişimde porno star’ı olduğum ortaya çıkınca hayatım tamamen değişti.

Hayatınızı değiştiren bu olay sonrası ne gibi tepkiler aldınız?

Bana en çok sorulan soru; “Gay misin?”. Değilim fakat olsaydım söylerdim; onlar zeki, neşeli ve de renkli insanlar.

Peki porno starı olmaya nasıl karar verdiniz?

Porno oyunculuğu; cesaret ve fizik ister. Bir çok ünlünün pornosu var, utanmıyorum! Ben cesaretimle, sanatsal bir çalışma koydum ortaya bu filmlerde. İnsanları özendirdiğim söylenemez, bu tür şeyler özenmekle olacak türden değil; içinde varsa yaparsın.

Medya camiasında olmak nasıl bir deneyim?

Sahneyi seviyorum. Salon erkeğiyim. Kendime özgü, değişik bir tarzım olduğundan televizyon hayatım hep zor oldu.

Peki bu zorluklarla karşılaşmamak adına tarzınızdan vazgeçmek istediğiniz olmadı mı hiç?

Benim için hangi dönem olduğu farketmez; içimden geldiği gibi yaşadım, yaşarım da.. Yabancıyım, fakat Atatürk aşığıyım..

Sizin gibi medya camiasında çalışmak isteyen arkadaşlar için soruyoruz; kazançlı bir iş mi?

Çok paralar kazandım. Kazandığımın iki katını da harcadım.. Çünkü gece hayatı, televizyon dünyası, sahneler hep yenilik bekliyor.. Sürekli imaj çalışması yapmak gerekiyor.. Ee haliyle bu da belli bir bütçe gerektiriyor.

LGBTİ camiasına destek amaçlı işleriniz de olmuş.. Kısaca bahseder misiniz?

En son LGBTİ bireylerine destek amaçlı, bir güzellik yarışmasının kareografisini üstlendim. Sahne fiyatım 5.000TL iken, hiç ücret almadım..

Gay değilim diyorsunuz.. Bir çok programda gay bir birey olarak lanse edilişiniz size nasıl yansıdı?

Özgün tarzım ve hayata bakış açım sebebiyle, gay olduğumu düşünen homofobikler yüzünden, bir çok televizyon programında işlerim bozuldu. Acun Ilıcalı, Hülya Avşar, Gülben Ergen, Zuhal Toplal, Kuşum Aydın hep önümü kapattılar.

Bir de evlenmişsiniz; kısaca bahsetmek ister misiniz?

Evlendim. 9 ay boyunca da evli kaldım ve ayrıldım sonradan. Çocuğu olmuyordu. Eşim 45 yaşında bir İngiliz’di. Elhamdülillah geçen yaz müslüman oldum. 26 yaşında da sünnet…

Çalışma hayatınızda hiç mi sizi destekleyen, yardım eden isimler olmadı?

Hande Ataizi, Ece Erken, Vj Bülent, Tuğba Özay ve de Mehmet Ali Erbil’in hayatımdaki rolleri çok büyük..

Olumlu/olumsuz; kazandığınız tecrübelerin size ne gibi faydaları oldu?

Geçmişten bugüne yaşadıklarım ve de gördüklerimden edindiğim tecrübeler sayesinde, bugün kendimi çok daha güçlü hissediyorum.

Gelecekte, tüm yaşadıklarınızı da düşününce, yine LGBTİ projelerinde yer almak gibi bir düşünceniz olur mu?

Elimden geldiğince, bütün sosyal sorumluluk projelerinde yer almak isterim. Gerekirse, kendi kliplerimden elde ettiğim geliri de bağışlarım. Her şey gökkuşağı için; rengimizi her daim canlı tutmalıyız.

Son olarak; “Aşkın cinsiyeti olur mu?” diye sormak istiyorum.. Röportajın bu kısmına kadar, bu soruya verebileceğiniz cevabı aşağı yukarı tahmin edebiliyoruz.. Yine de sizden duymak isteriz.

Aşkın cinsiyeti yoktur. Sanatın da belli bir formu. O yüzden kalıplardan uzak, birbirimize yakın olalım; her şeyden önce insan olarak bu, bizim birbirimize borcumuzdur.