Hiç kimsenin aklına heteroseksüelliğin biyolojik mi psikolojik mi olduğu sorusu gelmez. Oysa eşcinsellik, heteroseksüelliğin normal kabul edilip yüceltildiği toplumlarda norm dışı bir yaşam tarzı olarak görüldüğü için nedenleri şiddetle aranılan bir şeydir. Bir kadının kendi hemcinsine duygusal, cinsel eğilimler göstermesi ille de psikolojik ya da biyolojik bir temellendirmeye ihtiyaç duymaz. Asıl önemli olan böyle bir duygulanımı hissediyor olup olmamaktır. Karmaşık insan yapısını açıklamak ne kadar zorsa, tamamen insani bir duygulanım ve etkileşim olan böyle bir şeyi açıklamak da o kadar zor. Hissedilir ve yaşanır, işte o kadar!…

Eşcinsellik, heteroseksüellik gibi olağan bir varoluş olarak görülmediği için bu soru hep sorulur ve bu sorunun altında yatan eşcinselliğin bir bozukluk, bir hastalık olarak algılanması. Yanıtı ne olursa olsun ataerkil bir toplumun muhtemel yaklaşımı eşcinselliği iyileştirme yönünde olacaktır ki, bu durumun örnekleri tarihte mevcut.

WestHollywood/Chelsea @ Geocities – 05/2011