Hemcinslerine duygusal, cinsel ilgisi olan kadın lezbiyendir. İçinde yaşadığımız toplumda, kadının kendi cinselliğini tanımlayabilmesi, şekillendirmesi oldukça zor. Doğduğu andan itibaren evlenmesi ve çocuk doğurup büyütmesi için yetiştirilir. Kadın, heteroseksüel bile olsa, bu döngü içerisinde, kendi bedenini tanımakta, bedeninin olanaklarını keşfetmekte zorlanacağı için, lezbiyenliğini farketmesi ve yaşamını buna göre organize etmesi oldukça güç. Zaten, hiçbir kadının lezbiyen olabileceği düşünülmez; lezbiyen kadınlar bile kendilerini keşfetme sürecinde kendilerine aynı kuşkuyla yaklaşırlar. İç barışını yakalamış, özgüvenini sağlayabilmiş lezbiyenlerin genelde yaşadıkları üç aşama var. Bu aşamaların zamanları, süreleri, yaşama şekilleri kişiden kişiye farklılık gösterir. Bu aşamaları şu şekilde kısaca özetleyebiliriz.

– Keşfetme: Bir kadının, hemcinslerine karşı, dostluk diye tanımlanamayacak hisler içerisinde olduğunun farkına vardığı aşamadır. Her kadın bu aşamayı aynı sürede ve aynı yaş döneminde yaşamayabilir. Bu süreç bireyden bireye farklılaşabilir. Bazı kadınlar bu aşamayı çok küçük yaşlarda yaşayabilirken, bazı kadınlar da bu aşamanın daha geç yaşlarda yaşanabileceği görülebilir. Kadın bu aşamayı bir hemcinsine aşık olarak ya da bir hemcinsiyle duygusal-cinsel paylaşımı sonucunda da keşfedebilir. Kendi içsel eğilimlerinin hemcinsleriyle ilişkili olduğunu (bir kadına aşık olmadığı halde de) farkına varabilir. Etrafındaki diğer kadınlar da (kutsanmış) kadın-erkek ilişkisinden bahsederken kendisinin hiç de onlar gibi hissetmediğini ayrımsar. İşte bu farklılığın farkına varma kadının kendini keşfetme sürecinde önemli bir adım.

– Kabul Etme: Kadın bu aşamada hemcinslerine duygusal-cinsel bir eğilimi olduğunu kendisine itiraf eder. Bununla beraber artık hemcinslerine duygusal-cinsel yönelimi olduğunun, yani lezbiyen olduğunun bilincine ermiştir.

– Coming Out: Toplumumuzda eşcinsellik yokmuş gibi görülmekte. Eşcinsellikle ilgili kitaplara, yazılara ve eşcinsel gruplara ulaşmak bu konu ile ilgili sorularına yanıt bulmak ve kendisi gibi olan diğer insanlara ulaşmak kadın için zor olmakta. Kendini kabul etmiş lezbiyen, artık kendisi gibi olan insanlara ulaşma çabasına girer, eşcinsellikle ilgili eserlere ulaşmak ister. Bu nedenle de eşcinsel insanlar birbirleriyle bu bağlantıyı kurmak için, zor da olsa bir çaba içerisindeler. Çünkü tüm insanlar gibi eşcinseller de yaşamlarının önemli bir alanını oluşturan bu yönlerini özgürce konuşabilme ve yaşayabilme özlemi içindeler. Kendilerini anlayabilecek insanlara ulaşarak, gerek özel anlamda paylaşımlarını gerekse kimlik anlamda eşcinselliğini yüksek sesle konuşmak isteğini duyarlar.

Bugün toplumumuzda eşcinsellik yokmuş gibi görüldüğü ve hatta lanetlendiği için bir kadının lezbiyen oluşunun farkına varması, bunu kabul etmesi ve diğer lezbiyenlere ulaşması çok sancılı olmakta. Kadınlar, lezbiyen oluşlarının bilincine içinde bulundukları sosyal yapılanmanın kurumlaşmalarından dolayı daha mücadeleci bir süreçle ulaşmaktalar. Sonradan farkına vardığı bu kimlikle barışık yaşamak ve bunu bu sosyal yapılanmaya karşı yüksek sesle dile getirmek çok zor olduğu kadar, çok da önemli bir konu.

WestHollywood/Chelsea @ Geocities – 05/2011