Uluslararası sivil toplum kuruluşu “Ditch the Label”, “sosyal medyada transfobi” konulu araştırmasının sonucunu yayınladı.

habernediyor.com’un BBC’den aktardığı habere göre, merkezi İngiltere’de bulunan; uluslararası sivil toplum kuruluşu “Ditch the Label’in” analitik partneri “Brandwatch’un”, “internet platformlarında trans bireylere karşı tutum” araştırması; trans bireylerin, çevrimiçi platformlarda, “sözlü aşağılanmaya ve cinsiyetçi söylem zorbalığına uğradığını” gösteriyor.

10 milyon sosyal medya paylaşımı incelendi

Ditch the Label’in partneri Brandwatch, “trans bireylerin kimliğine karşı çevrimiçi ortamlarda kullanılan cinsiyetçi dil” araştırmasını 3,5 yıldır yaptığını bildirdi. Çoğunlukla ABD ve İngiltere’nin örneklem alındığı araştırmada, yaklaşık 10 milyon sosyal medya platformu paylaşımı incelendi.

Brandwatch’un araştırması, 10 milyon sosyal medya platform paylaşımlarının 1,5 milyonunun “trans bireylere karşı ‘anti-trans’ söylemler içerdiğini ortaya koydu.

Araştırmalar; transfobik söylemler arasında en sık kullanılan tabir, Türkçe argosunda karşılığı; “travesti”, “dönme” gibi kelimeler olan “tranny” ve “shemale” olduğunu gösterdi.

En çok “tranny (travesti)” kelimesi kullanılıyor

Transfobik hakaret olarak sınıflandırılan kelime, “tranny (travesti)” kelimesi 2015 ile 2019 arasında 1 milyon 200 bin defa , “shemale (travesti)” kelimesinin ise 150 bin defa kullanıldığını gösteriyor.

“Yanlış atanmış cinsiyet” kelimesi üçüncü sık rastlanan kelime

Araştırma, “tranny” ve “shemale” kelimelerden sonra en çok kullanılan kelimenin “yanlış atanmış cinsiyet” manasına gelen “misgendered” kelimesinin de sıklıkla kullanıldığını gösteriyor. “Misgendered” burada, trans bireylerin biyolojik olarak “hasta” olduğunu vurgulayan sosyal medya paylaşımlarında kullanılıyor.

“Transfobik” söylemler, ABD sosyal medya platformları kullanıcılarında üçüncü sırada

Araştırmanın ABD kanadı ele alındığında, ayrımcı dil yüzde 34’le en çok “ırkçı” söylemlerde kullanılıyor. Irkçı söylemleri ise “siyasî” hakaret içeren söylemler, yüzde 33’le takip ediyor. Transfobik söylemler ise yüzde 27 ile üçüncü sırayı alıyor.

“Ditch the Label’in” yöneticisi ve LGBTİ+ aktivisti olan Liam Hackett, “Trans bireyler; çevrimiçi sosyal medya platformlarında her geçen gün hedef gösteriliyor ve taciz ediliyor.” dedi.

Çocuk kitabı yazdığım için “pedofili” ile suçlanıyorum

Sosyal medyada kimliğinden dolayı sürekli hakarete uğradığını belirten çocuk kitapları yazarı 22 yaşındaki trans erkek Jay Hulme, “Binlerce insan, sosyal medya üzerinden sürekli nefret söylemi içeren mesajlar gönderiyor. Cinsiyetçi, tacizci insanlar sosyal medya platformlarından arayıp, nefretlerini dile getiriyorlar. Bunlara arasında beni en çok rahatsız eden şey ise; çocuk kitabı yazdığım ve trans erkek olduğum için “pedofili” ile suçlanmak oluyor.” dedi.

5 bin ayrı sosyal medya hesabından transfobik hakaret mesajları alıyor

“Sosyal medya şirketlerinin ‘hakaret söylemleri’ konusunda daha çok önlem alması gerekiyor. Transfobi ile ilgili bilgi yetersiz transfobi duvarlarını yıkmakta, trans bireyler oldukça zorlanıyor. Nerdeyse 5 bin ayrı sosyal medya hesabından cinsiyetçi hakarete uğruyorum” dedi.

Ditch the Label kimdir?

2012 yılında İngiltere’de kurulan; “Etiketlerin üstesinden gel” manasına gelen “Ditch the Label” adlı organizasyon, akran zorbalığına karşı oluşturuldu. Kuruluş kendisini, “eşitliği teşvik etmeye adanmış, zorbalık ve önyargıdan olumsuz etkilenmiş gençlerin problemlerinin üstesinden gelmek üzere kurulmuş uluslararası sivil toplum kuruluşu (STK)” olarak tanımlanıyor.