Travesti

Travestiler

Travesti, tanım olarak karşı cinsin kıyafetlerini giyen kişi.

Travesti terimi, psikiyatrik, klinik ve fetişist çağrışımları nedeniyle politik çevrelerce pek kullanılmıyor.

Travestilik, politik olarak daha doğru olan cross-dresser terimiyle eşanlamlı olup, doğumda atandıkları cinsiyetten farklı bir cinsiyetle ilişkili kıyafetleri giymek için içsel bir dürtüye sahip olan bireyleri ifade eder.

Travestiler hayatlarının oldukça erken dönemlerinde karşı cinsin kıyafetlerine ve davranışlarına ilgi duyabilirler.

Travestilik sıklıkla yanlışlıkla eşcinsellikle ilişkilendirildi.

Aseksüel, biseksüel, heteroseksüel veya eşcinsel travestiler var.

Travestilik, bireyin karşı cinsten olması gerektiğini hissettiği transseksüellikten farklıdır. Aslında çoğu travesti, toplumdaki erkek rollerini rahatça dolduran ve biyolojik cinsiyetlerinden memnun olan erkeklerdir.

Travestilik terimi, 1910 yılında, daha sonra ilk ‘cinsiyet geçiş’ operasyonlarının gerçekleştiği Berlin Enstitüsü’nü geliştirecek olan Alman seksolog Magnus Hirschfeld’in bir çalışması olan Die Transvestiten’ın (The Transvestites) 1910 yılında yayınlanmasının ardından kullanıma girdi.

Hirschfeld’den çok önce, diğer kültürler ‘trans‘ insanları tanımlamak için kendi terminolojilerini geliştirdiler. Hindistan’da Hicra, Polinezya’da Fa’afafine, Tayland’da Ladyboy, Yeni Zelanda’da Takatāpui’ye kadar, transları ve/ya transların kendilerini tanımlamak için kullandıkları sayısız kelime var.

1885’te Birleşik Krallık’ta tüm eşcinsel davranışları yasadışı yapan Ceza Hukuku Yasası kabul edildi. Bu dönemde tüm Avrupa’da benzer yasalar çıkarıldı. Eşcinsellik yasadışı hale getirildiğinde, eşcinsel olduğundan şüphelenilenler hapis ve ağır çalışma ile karşı karşıya kalabilirdi. Travestiler, halkın zihninde eşcinsel altkültür ile ilişkilendirildikleri için kanunun kolay hedefi haline geldi.

Travesti davranışları için ilk kamuya açık duruşmalardan biri, 1870’te uygunsuz davranıştan tutuklanan Ernest (Stella) Boulton ve Fred (Fanny) Park’ın davasıydı. Yetkililer, kovuşturmayı, cinsiyet değiştirme eyleminden ziyade, kendi travestiliklerine ve erkekleri kadın olarak teşvik etmelerine dayandırdı. Bu gerekçelerle mahkum olmadılar ve kılık değiştirerek suç işleme komplo suçundan beraat ettiler. ABD’de travesti erkekler için en büyük organizasyonlardan biri Boulton ve Park Society’di.

Bilgi notu: yazı kişisel araştırma sonucu edinilen bilgiler doğrultusunda yazılmış ve kişisel düşünceler içerir.

lgbti.org'a Google News'te Abone Ol! İlk senin haberin olsun! lgbti.org'a Google News'te Abone Ol! İlk senin haberin olsun!

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu