Türkiye'de Gay Olmak ve Ben

Türkiye’de Gay Olmak ve Ben

Şu sıralar gerçekten çok düşünmeye başladım. Hayatım ve yaşamımla ilgili. Öyle ki Üniversiteye hazırlanıyorum ve içinde bulunduğum durumdan dolayı kafamı toparlayamıyorum.Cinsiyetimi değiştirmeyi de çok düşündüm ama bunu yapabilmek için gerçekten cesur olmak lazım. Bakınız size hayatımı özetlemek istiyorum.

Küçükken, Annemin kıyafetlerini giyerdim. Ayakkabılarını giymeye çalışırdım. Makyaj yapardım. Bu şekilde çok zamanım geçti. 12-13 yaşlarına geldiğimde her akşam yatağıma yatarken Tanrım sabah uyandığımda bir günlüğüne kadın olarak yaşayayım dediğim çok geceler oldu. Kendimin bir çeşit kadın olduğunu düşünürdüm. Bu beni rahatsız da etmiyordu. Bedenimden, ses tonumdan hep tiksindim. Okul yıllarında ismimi söylemekten çekinirdim. Ama ne var ki dünyada olup bitenlerden haberim de yoktu. Gey kimliğimi sanırım 15’li yaşlarda internetin hayatıma girmesi ile keşfettim. Sanal ortamlarda tanıştığım kişilere kendimi kadın olarak tanıtırdım. Bu şekilde tanıştığım ve gerçekten samimi olduğum ve hatta şuan gerçek kimliğimi bilen birkaç arkadaşım da oldu. İnsanlara bir şeyler ispat etmek zorunda kalmadım. Aksine çok daha sağlıklı iletişim kurabiliyordum. Şu anda da değişen bir şey yok. Ama hayatımdan endişe ediyorum. Davranışlarımın çok efemine olduğunu çoğu kişi söylüyor. Psikolojik destek de alıyorum hem ailemle olan iletişim problemim için hemde kendim için. Bu sonu nereye gideceği belli olmayan mesajı da neden yazdığımı gerçekten bilmiyorum. Sadece yazmak istedim. Transeksüel olmayı kaldırabilir miyim hiç bilmiyorum. Benim için artık hayatımda bir erkeğin olması da önemli değil. Sadece hislerimi özgürce yaşayabilmek istiyorum. Üniversite için çalışıyorum ve bu benim için çok önemli. Büyük bir ihtimalle de akademisyen olarak kalırım. Her zaman irdelemeyi severim. Küçük detaylar benim için önemli olmuştur. Ve düzenli bir hayatım olsun istiyorum. Kopuk, belirsiz ve dağınık bir yaşam tarzını ben kaldıramam. Türkiye’deki eşcinsellerin çoğu maalesef bu şekilde yaşıyorlar ve bunun sebebi de başkaları. Ama erkek gibi yaşamak zorunda kalmam benim için acı verici, yıpratıcı.

Cinsiyet değiştirdiğimi varsayarsak bu daha radikal bir yaşam tarzını benimsemem gerektiğini mi gösteriyor bunu kestiremiyorum. Mutlaka insanlar antipati ile yaklaşacaklardır ama ben erkek olarak kalırsam bunun daha yıpratıcı olacağını düşünüyorum hem kendi açımdan hemde diğer insanların gözünden.

Ve bu ne kadar mümkün olabilir? Yani cinsiyet değişimi ve bu konuda benim hiçbir fikrim yok.
Bir Arthur Schopenhauer sözü ile yazımı sonlandırıyorum; “İnsan istediğini elbette yapabilir ama istediğini isteyemez”

Kötü bir türkçe ile yazdığım bu yazı için tüm okuyanlardan özür diliyorum.

İyi günler.

Uğur Avensis @ Turk Gay Club –  10 Kasım 2012 

Hakkında Burçin

Editör

Ayrıca Kontrol Et

LGBTİ ve Ergoterapi

LGBTİ ve Ergoterapi

Başlıkta yer alan iki kelime maalesef Türkiye’de ilk kez yan yana geliyor. Bir terapist olarak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.