Metris Cezaevi’nde tutuklu bulunan trans tutuklu tüm başvurularına rağmen ameliyatının gerçekleşmediğini ve intihara yaklaştığını duyuran bir mektup kaleme aldı.

Bianet’ten Evrim Kepenek’in haberine göre, trans mahpus Buse, trans geçiş ameliyatının kabul edilmesi için 2018’in Temmuz ayında 38 gün açlık grevi yaptı. Tekirdağ F Tipi Cezaevi’ndeydi. Mahkeme, “Ameliyat olabilir” kararı üzerine ölüm orucuna ara verdi.

Ancak ameliyatı gerçekleşmedi. Bunun üzerine Buse, 31 Ocak 2019’da yeniden ölüm orucuna başladı. Cezaevi idaresi ile konuşunca ölüm orucuna tekrar ara verdi.

Bu sırada, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, Buse’nin ölüm orucunun 20. gününde durumunu anlatan mektubu 20 Şubat 2019’da Birleşmiş Milletler’e iletti. Mektupta, Adalet Bakanlığı’nın ameliyatı engellemesinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. ve 14. maddelerine aykırı olduğu belirtildi.

Mahkeme vr hastanenin “Ameliyatı gerçekleşmesi gerekir” raporuna rağmen, cinsiyet geçiş ameliyatı gerçekleşmeyince Buse, Ağustos 2019’da cinsel organını kesti. Bunun üzerine rehabilite merkezinin olduğu Metris Cezaevi’ne getirildi.

Buse’nin Metris Cezaevi’nden gönderdiği mektubu şöyle:

“Samatya Hastanesi’ne gittim. Üroloji hiç ilgilenmedi. Doktor, “İlk defa transseksüel görüyorum” dedi. Hemen başından saldı. Plastik Cerrahi ilgilendi, muayene yaptı. Çapa’daki hastaneye sevk etti. Çapa’ya gittim. Üroloji ilgilenmedi. Androloji’ye sevk etti. Plastik Cerrahi de Üroloji’ye sevk etti. Androloji’ye sevk etti. Doktorlar benle konuşmadı. Sadece pencereden memurla konuşarak durumu anlamaya çalıştı. Onlar da Androloji’ye sevk etti. Androloji ilgilenip ilgilenmeyeceğini bilemiyorum, hiç umudum kalmadı. Kendimi çok ama çok kötü hissediyorum. Artık sabrım gücüm kalmadı. “Ameliyatım engellenirse yüzde yüz intihar edeceğim” demiştim. “Ameliyatımın gerçekleşme süreci uzatılırsa intihar etmeyeceğime dair garanti yok” demiştim. Beden sağlığım dolayısıyla da ruh sağlığım alarm vermek üzere. Eğer bir an önce ameliyatım gerçekleşme intihar edeceğim. Yaşamıma son vereceğim. Aslında intihardan söz etmek istemezdim. Ama “İlgililer böyle olacağını bilmiyorduk veya tahmin etmiyorduk” dememeleri için önceden söz etme gereği duydum.

Artık dayanacak gücüm, sabrım, takatim kalmadığı gibi ruh beden sağlığım alarm veriyor. İdrarımı yaparken bile mağdur oluyorum. Bacaklarım ayaklarım elbiselerim ıslanıyor idrar bulaşıyor. Bazen yüzüme bile idrar geliyor. Ayrıca uykuda bedenim uyarılınca şiddetli ağrı hissediyorum. Ama bunları doktorlarla konuşamıyorum. Konuşturmuyorlar ki. Raporlara, tutanaklara bile doğru düzgün bakmadan hemen başlarından savıyorlar. Nefret ettiklerini tiksindiklerini her davranışlarından belli ediyorlar. İntiharımın yüzde yüz kaçınılmaz oldukları halde umurlarında değil. Moralmen bitmiş durumdayım. Umarım acilen bir şeyler yaparlar. Yoksa, ben kendim bir şeyler acilen yapmak mecburiyetindeyim. Yaşamımdan, hayatımdan bezdim kendinden utanır hale geldim. Sürekli mağduriyetimi dile getirmekten de utanır hale geldim. Not: Sadece tek kat elbisem kaldı, bana elbise ve etek gönderebilir misiniz? Tüm arkadaşlara selam ve sevgi sunuyorum.”