Hayata cinsel yönelimlerin penceresinden bakmıyorum. Ancak hayattaki cinsel yönelimim her alanda her şekilde beni etkiliyor. Şu ana kadar yapmış olduğum bütün mücadele bir heteroseksüel ataerkil toplum içinde var olabilmek içindi. Bu ne kadar başarılı olur tartışılır ancak yıllar sonra gelmiş olduğum sonuç benim bu sistem içerisinde asla var olamayacağım yönünde.

İçinde bulunduğum sistem heteroseksüel ataerkil toplum tarafından kurulmuş bir sistem aslında. Dili de öyle, dini de öyle, estetik anlayışı da öyle, sanatı da öyle.

Ben bu sistem içerisinde sadece bu sistemin oluşturduğu kelimler ile konuşabilirken nasıl kendi dilimi oluşturabilirim? Bu sistem içerisinde her nokta egemen güç tarafından oluşturulmuşken ben nasıl var olabilirim: sadece egemen yapının bana açtığı aralık kadar “özgür” olabilirim ve tüm mücadelem de aslında bu açık aralıkta var olabilmek.

Eğer gerçekten özgür olmak istersem dilden sanata kadar kendi oluşturduğum bir sistem içerisinde var olabilirim. Başkasının dilini kullanarak insan kendi dilini öğrenemez. Bu yüzden Biseksüeller kendi dillerini kurmaları gerekmektedir.

Eğer kendi sistemimizi kuramazsak sadece ataerkil heteroseksüel sistemin devamını sağlarken sadece kendimiz için birkaç iyileştirme talep edebiliriz. Bu iyileşmenin derecesine göre kendimizi özgür hissedebilir ve var olabiliriz.

Bizim amacımız burada sistemin ize acıyarak belli aralıklarda bizi özgür bırakması değil, sistemin tam anlamıyla değişmesi olmalıdır. Ancak bu şekilde bizler gerçekten özgür olabilir ve var olabiliriz.
Biseksüel Hayat